
Hadis No: 0806
Ravi: ?bnu Abbas
Hz. ?sa (a.s.)'dan sonra bir k?s?m melikler Tevrat ve ?ncil'i tahrif ettiler. Aralar?nda mü'min olanlar da vard?, bunlar Tevrat ve ?ncil'i okuyorlard?. (Müminlerin okuduklar?ndan rahats?z olan) baz?lar?, meliklerine ?öyle dediler: "Bunlar?n bize yapt??? hakaretten daha a??r hakaret, savurduklar? küfürden daha galiz küfür görmedik. Kitapta, "Allah'?n indirdi?i ile hükmetmeyenler kafirlerin ta kendisidirler" (Maide, 44) diye okuyup, kitaptan gösterdikleri ayetlerle bizi yapt???m?z i?lerden dolay? k?n?yorlar (kafir, fas?k oldunuz diyorlar.) Onlar? ça??r?p uyar?n, bizim okudu?umuz gibi okusunlar, bizim inand???m?z gibi inans?nlar." Melik onlar? ça??r?p toplad?, ya ölümü ya da tahrif edilmi? haliyle Tevrat ve ?ncil'i okumaktan birini tercih etmelerini teklif etti. Onlar: "?stedi?iniz bu mu? bizi b?rak?n (bir dü?ünelim)!" dediler. Sonra bunlardan bir k?sm?: "Bize bir kule in?a edin, bizi içine t?k?n, yiyecek ve içece?imizi çekebilece?imiz (ip gibi) bir ?eyler de verin, böylece bizden size hakaret say?lacak bir ?ey ula?mam?? olur" dedi. Di?er bir k?sm? da: "B?rak?n bizi ba??m?z? al?p gidelim. Yeryüzünde dola??r, vah?i hayvanlar gibi yer içeriz. Bizi kendi memleketinizde (faaliyet yapar) bulursan?z öldürürsünüz" dedi. Bir grup da: "Bize ?ss?z bir arazinin ortas?nda evler in?a ediverin. Biz orada kendi ba??m?za kuyular aç?p ziraat yapal?m, sizinle hiç konu?mayal?m, sizlere u?ram?yal?m da!" dedi. Bunlar?n her kabilede samimi yak?nlar? vard?. ?steklerini kabul ettiler (ve öldürmediler). Cenab-? Hakk (onlar?n kalbine, ?u ayette temas buyurdu?u) ruhbaniyeti inzal buyurdu: "Üzerlerine bizim gerekli k?lmad???m?z fakat kendilerinin güya Allah'?n r?zas?n? kazanmak için ortaya att?klar? rahbaniyete bile gere?i gibi riayet etmediler, içlerinde inanm?? olan kimselere ecirlerini verdik. Ama ço?u yoldan ç?km??lard?r" (Hadid, 27). Geri kalanlar da ?öyle dediler: "Falancalar?n ibadet etti?i gibi biz de ibadet edelim. Falancalar?n yeryüzünde dola?t??? gibi biz de dola?al?m, falancalar?n edindi?i gibi biz de evler edinelim." Bunlar ?irkleri üzerine devam eden kimselerdi. Bunlar kendilerine uyduklar? (di?er) kimselerin imanlar?n? da bilmiyorlard?. Hz. Peygamber (sav)'a nübüvvet geldi?i zaman, bu ruhbanlardan pek az kimse kalm??t?. Bu ki?i, mabedinden indi, seyyah olup dola?an bir ki?i seyahatinden döndü, bir ki?i de manast?r?ndan ç?kt?. Bunlar gelip iman ettiler ve tasdikte bulundular. (Bütün Ehl-i Kitap hakk?nda) Cenab-? Hakk ?öyle buyurdu: "Ey iman edenler, Allah'tan korkun. Onun peygamberine de iman edin ki, (Allah) size rahmetinden iki kat nasib versin" (Hadid, 28). Burada zikri geçen iki kat nasibden biri: Hz. ?sa (a.s.)'ya ?ncil'e ve Tevrat'a olan imanlar? sebebiyledir, di?eri de Hz. Muhammed (sav)'e olan imanlar? ve onu tasdikleri sebebiyledir. (Ayet ?öyle devam ediyor): "Sizin için yard?m?yla yürüyece?iniz bir nur lutfetsin" (Hadid, 28). Bu nurdan maksad Kur'an ve Hz. Peygamber (sav)'e ittiba etmeleridir. Vahiy ?öyle devam ediyor: "Ehl-i Kitap, hakikaten Allah'?n fazl (u kerem)inden hiçbir ?eye nail olamayacaklar?n?, muhakkak bütün inayetin Allah'?n elinde bulundu?unu, onu (ancak) dileyece?i kimselere verece?ini bilmedikleri için mi (küfürde inad ediyorlar? Halbuki bunu pekala biliyorlar da). Allah büyük fazl-u kerem sahibidir" (Hadid, 29).
|
|