1- Namaz kılmak. Âdetli veya lohusa
kadının namaz kılması câiz değildir.
Hz. Peygamber (s.a.s), Fâtıma binti Ebî Hubeyş'e "Hayız gördüğün zaman
namazı bırak ve hayız hâlin sona erince, kanı temizleyerek guslet ve
namaz
kıl" buyurmuştur.
Buhâri'deki rivâyet şöyledir:
"Âdetin devam
ettiği sürece
namazı bırak, sonra boy abdesti al ve namaz kıl"
Âdetli
kadın, kılamadığı namazı kaza etmez, orucu ise kaza etmesi gerekir.
Hz. Âişe şöyle demiştir:
"Biz Rasûlullah
(s.a.s) devrinde âdet görüyorduk.
Namazı kaza etmekle emrolunmadığımız halde, tutamadığımız orucu kaza
etmekle
emrolunuyorduk"
2- Oruç tutmak. Âdet gören veya lohusa olan kadın oruç tutmaz. Delil yukarıdaki Hz. Âişe hadisidir. Ancak oruç borcu, onların üzerinden düşmez. Kaza etmeleri gerekir.
3- Tavâf. Hz. Peygamber, hac sırasında
âdet gören Âişe (r. anhâ)'ye
şöyle buyurmuştur:
"Hayız gördüğün
zaman, temizleninceye kadar Beytullah'ı
tavaf dışına hacıların yaptığı diğer hac ibadetlerini yap"
4- Kur'an-ı Kerîm okumak. Mushafa el
sürmek ve onu taşımak.
"Ona (Kur'ân'a)
tam olarak temizlenmiş olanlardan başkası el süremez" (el-Vâkıa,
56/79)
Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:
"İddetli kadın ve
cünüp olan, Kur'ân'dan
hiç bir şey okuyamaz"
Hanefilere
göre, bir kılıf içindeki Kur'ân'a el sürmek ve taşımak hayızlı
ve cünüp için mümkün ve câizdir. Yine ilimle uğraşan kimse, tefsir,
hadis
ve fıkıh kitaplarını zarûret yüzünden elbisesinin yeniyle veya eliyle
tutabilir.
Kur'ân yapraklarını abdestli çevirmek müstehaptır. Yine bu yaprakları
okumak
için bir kalemle çevirmek de câizdir.
5- Mescide girmek, orada eğleşmek ve itikâfa
çekilmek.
Hadiste şöyle
buyurulur: "Hiç
bir hayızlı veya cünüp mescide giremez". Şâfiî ve Hanbelîler,
hayızlı ve lohusanın kirletmemek
şartıyla mescitten karşıdan karşıya geçmesini câiz görürler. Hz.
Peygamber'in
Âişe (r. anha)'ye böyle bir izin verdiği nakledilmektedir.
6- Cinsel temasta bulunmak veya göbekle diz
kapağı arasını okşamak (istimtâ).
Bunu delili âyet ve hadistir. Âyette şöyle buyurulur: " Hayız halinde iken
kadınlardan uzaklaşın ve temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın"
(el-Bakara,
2/222). Uzaklaşmaktan (İ'tizal) maksat, onlarla cinsel teması
bırakmaktır.
Yine hayızlı hanımıyla ne derece ilgilenebileceğini soran bir sahabeye
Allah elçisi şöyle cevap vermiştir: "Senin için göbekten üst
taraf serbesttir"
Hanbelilere
göre, göbek-diz arasında cinsel temas dışında serbesttir.
Delil şu hadistir: "Hayızlı
kadına cinsel temasın dışında herşeyi yapabilirsiniz"
Hanefi, Şâfiî ve Mâlikilere göre hayızlı veya lohusa olan eşiyle cinsel temasta bulunan erkeğe keffâret gerekmez. Ancak tevbe ve istiğfar etmesi gereklidir.
7- Boşama. Hayız hâlindeki kadını boşamak câiz değildir. Ancak buna rağmen boşama geçerlidir, ve bid'î tâlak adını alır. Âyette; "Boşayacağınız zaman, eşlerinizi iddetlerine doğru boşayın" buyurulur (et-Talûk, 65/1). Yani içinde iddet meşru olan bir sürede boşayın demektir. Çünkü, ay hâlinin geri kalan kısmı iddetten sayılamaz. Allah elçisi, Abdullah b. Ömer'e, eşini temizlik günlerinde veya gebe iken boşamasını bildirmiştir.
Kaynak: Şamil İslam Ansiklopedisi