KIYÂMET
Kıyamet sözlükte geçen
anlamıyla yalnız kalkmak, dirilmek anlamında değildir. Bu tabir
canlı
ve cansız bütün yaratıklara şamil umumi bir imha ve yeniden dirilme
gibi
iki safhalı bir olay bildirmektedir. Yani bütün canlıların helak
oldukları
güne Kıyamet dendiği gibi, bütün ölülerin tekrar diriltikleri günede
Kıyamet
denir.
Kıyâmet, Allah inancından sonra İslâm'ın
ikinci temel inancı olan Âhiret hayatının ilk aşamasını oluşturur.
Genel
bir yok oluş ve yeniden dirilişle birlikte gelişecek Haşr, Hesap,
Mizan,
Cennet ve Cehennem gibi olaylar hep Kıyâmet gününün gündem içindedir.
Bu
nedenle Âhiret inancı, Kıyâmet ve onunla birlikte gelecek olaylara
inançtan
başka birşey değildir.
| Kıyamet,
Kur'an-ı Kerim'de hangi isimlerle anılıyor? |
Kıyamet, kelimesi Kur'an-ı
Kerim'de 70 kez geçer. Bu olay Kur'an'da çok çeşitli
isimlerle
anılır. Bunların başlıcaları:
Yevmü'l-Kıyâme (Kalkış, Diriliş Günü), el-Saa
(Saat), Yevmü'l-Âhir (Son Gün), el-Âhire (Gelecek Hayat), Yevmü'd-Din
(Ceza
Günü), Yevmü'l-Hesap (Hesap Günü), Yevmü'l-Fası (Karar
Günü),Yevmü'l-Cem
(Toplanma Günü), Yevmü'l-Hulud (Sonsuzluk, Sonsuzlaşma Günü),
Yevmü'l-Ba's
(Diriliş Günü), Yevmü'l-Haşre (Pişmanlık Günü), Yevmü't-Teğabün
(Kusurların
Ortaya Çıktığı Gün), el-Karia (Şaşırtan Felâket), en-Naşiye (İnsanı
Dehşete
Düşüren Felâket), et-Tamme (Herşeyi Kuşatan Felâket), el-Hakka
(Büyük
Hakikat) ve el-Vakıa (Büyük Olay)'dır.
| Kur'an-ı
Kerim'de Kıyamet Olayı |
Korkutma ve uyarma öğesi olarak
Ey
insanlar! Rabbinizden korkun! Çünkü kıyamet
vaktinin depremi müthiş bir şeydir! (Hacc,1)
...
Kıyamet vakti de gelecektir; bunda
şüphe yoktur. Ve Allah kabirlerdeki kimseleri diriltip kaldıracaktır.
(Hac,7)
İnkâr
edenler, kendilerine o saat ansızın gelinceye,
kadar hep şüphe içindedirler. (Hac,55)
... O saat
(kıyamet), mutlaka gelecektir. Şimdilik
onlara güzel muamele et. (Hicr,85)
...Kıyametin
kopması ise, göz açıp kapama gibi
veya daha az bir zamandan ibarettir. (Nahl, 77)
Onlar
üstelik kıyameti de yalan saydılar. Biz
ise, kıyameti inkâr edenler için alevli bir ateş hazırladık. (Furkan,11)
Bilakis
kıyamet onlara vâdedilen asıl saattir
ve o saat daha belâlı ve daha acıdır. (Kamer, 46)
| Kıyamet
Ne Zaman Kopacak? |
Kur'an, Kıyâmet olayının kesinliğini, yakınlığını
bildirdiği, hatta oluş biçimine ilişkin tasvirler verdiği halde zamanı
konusunda bir açıklama yapmaz. Kıyâmet doğrudan doğruya Allah'ın
dilemesine
bağlı bir olaydır ve O'ndan başka hiç kimsenin bu konuda bir bilgisi
yoktur.
Kur'an,
"Kıyâmet saatinin bilgisi şüphesiz Allah
katındadır"
(Lokman, 34) gibi âyetlerle Kıyâmet'in zamanının
hiç
kimse tarafından bilinemeyeceğini belirttikten sonra, bu konuda sorulan
soruları şöyle cevaplar:
"De ki:
'Onun bilgisi ancak Rabbimin katındadır.
Onun vaktini kendisinden başkası açıklayamaz" (A'raf, 187)
"Kıyâmet'in
ne zaman gelip çatacağını soruyorlar.
Senin neyine gerek onun zamanını bildirmek. Onun nihayeti ancak Rabbine
aittir" (Nâziât, 42-44).
Cibril Hadisi olarak ünlü hadiste, Hz. Peygamber
(s.a.s) Hz. Cebrâil'in bu konudaki sorusunu "Soruları sorandan daha
bilgili
değildir." diye cevaplayarak kendisinin de kıyâmet'in zamanına ilişkin
bir bilgiye sahip olmadığını açıklamıştır (Buhârî, İmân, 37).
Kur'an kıyâmet'in oluş biçimine ilişkin ayrıntılı
ve dehşet verici tablolar çizer.
Sura
üflenince, Allah'ın dilediği bir yana, göklerde
olanlar, yerde olanlar hepsi düşüp ölür. (Zümer, 68)
Kıyamet
vaktinin depremi müthiş bir şeydir!
Onu gördüğünüz gün, her emzikli kadın emzirdiği çocuğu unutur, her gebe
kadın çocuğunu düşürür. İnsanları da sarhoş bir halde
görürsün.
Oysa onlar sarhoş değillerdir... (Hac,1-2)
O gün
gökyüzü, erimiş maden gibi olur. Dağlar
da atılmış yüne döner. Dost, dostu sormaz. (Meâric,8-10)
Gökyüzü
yarıldığı zaman,Yıldızlar döküldüğü zaman,Denizler
birbirine katıldığı zaman,Kabirlerin içindekiler dışarı
çıkarıldığı
zaman, (İnfitâr, 1-5)
Güneş
katlanıp dürüldüğünde, Yıldızlar döküldüğünde,
Dağlar yürütüldüğünde,Gebe develer salıverildiğinde,Vahşî hayvanlar
toplanıp
bir araya getirildiğinde,Denizler kaynatıldığında, Ruhlar
birleştirildiğinde,
Diri diri toprağa gömülen kıza, sorulduğunda, "Hangi günah sebebiyle
öldürüldü?diye.Defterler
açıldığında,Gökyüzü sıyrılıp alındığında, Cehennem tutuşturulduğunda ve
cennet yaklaştırıldığında,(Tekvir, 1-13).
Kur'an ve Sünnet'ten kesin bir delile dayanmamakla
birlikte müslümanlar arasında ölüme küçük Kıyâmet (kıyâmet-i suğra)
denilmesi
gelenekleşmiştir. Bazı bilginlere göre bu tanımlama, ölümün âhiret
hayatına
bir geçiş olmasına dayanılarak yapılmıştır. Kimi bilginler ise bu
tanımlamanın
Kur'an'a dayandığını öne sürmektedir. Bu bilginlere göre:
"Allah'a kavuş(up huzura çık)mayı yalan sayanlar,
gerçekten ziyana uğradı(lar). Nihayet kendilerine ansızın Saat gelince,
onlar (günah) yüklerini sırtlarına yüklenerek (gelirler ve): "Orada
(hayatta
iken), işlediğimiz büyük kusurlardan dolayı yazıklar olsun bize! "
derler..."
(En'am, 31) ayetinde "Kıyâmet" anlamındaki "Saat" aynı zamanda ölümü de
dile getirmektedir. Bu geleneğe göre gerçek kıyâmet, Kıyâmet-i Kübra
(Büyük
Kıyâmet) olarak anılır.
Küçük
kıyâmet (ölüm) ile başlayan ve büyük
kıyâmet'e kadar süren dönem Kabir Hayatı ya da Berzah olarak
adlandırılır.
Kabir Hayatı içinde Münker ve Nekir adlı meleklerin sorgusu ve ölünün
mü'min
ya da kâfir oluşuna göre mutluluk ya da azab vardır. Kabir Hayatı'na
ilişkin
bir hadisinde Hz. Peygamber (s.a.s) kabri ya Cennet bahçelerinden
bir bahçe, ya da Cehennem çukurlarından bir çukur olarak nitelemiştir
(Tirmizî,
Kıyâmet, 26). Bir başka hadiste de Münker ve Nekir'in sorgusundan sonra
ölünün nimetlendirildiği yadaazaba uğratıldığı anlatılır. Buna göre
Mü'minin
mezarı yetmiş arşın genişletilir, aydınlatılır ve ona "Zifafa giren ve
sadece en çok sevdiği kişi tarafından uyandırılan şahıs gibi Mahşer
gününe
kadar uyumana devam et" denilir. Münafık kişinin mezarına da "Bu adamı
alabildiğine sıkıştır" emri verilir. Yer, cendere gibi adamı, kemikleri
hurdahaş oluncaya kadar sıkıştırır ve ölü yeniden dirilene kadar böyle
işkence görür (Tirmizi, Cenaiz; 70).
Küçük Alâmetler - Kıyamet
gününün yaklaşmakta olduğunu haber veren belirtiler.
İnsanların
bina yapmakta birbiriyle yarışmaları
İnsanların
ölümü temenni etmeleri
Câriyenin
efendisini doğurması
Fırat
nehrinin sularının çekilerek, nehir yatağından
altın çıkması
İkisi de
hak iddiasında bulunan iki büyük İslâm
ordusunun birbiriyle savaşması
İslâmî
ilimlerin ortadan kalkması, cehaletin
artması
Depremlerin
çoğalması
Cinâyetlerin
çoğalması, fitnelerin zuhur etmesi
Yahudilerle
Müslümanların savaşmaları, Müslümanların
Yahudileri öldürmesi
Zinanın
açıkça işlenmesi, içki tüketiminin
artması, kadınların çoğalıp erkeklerin azalması
Namaz büyük
bir yük ve külfet sayılacak
Kadınların
saltanat devri başlayacak
Büyük Alâmetler - Kıyametin
kopacağına dair son belirtilerdir.
Deccal'in
ortaya çıkışı
Duhan'ın
çıkışı: Duman anlamına gelir. Kıyamet
kopmadan önce bütün dünyayı saracak. " O halde,
semanın
apaşikar bir duman getireceği günü gözetle" (Duhan Suresi : 10)
Dabbetü'l-arz'ın
çıkışı
Güneşin
Batıdan doğması
Hazreti İsa
(a.s)'ın inmesi
Ye'cûc ve
Me'cûc'ün çıkışı
Çöküntü
Ateş:
Yemen'den çıkacak olan büyük bir
ateşin insanları önüne katarak sürmesi.
Mehdî'nin
çıkması
KAYNAKLAR:
1- Büyük Kadın İlmihali, Rauf
PEHLİVAN
2- Kiyamet, Şamil İslam Ansiklopedisi,
Ahmet ÖZALP
3- Kiyamet Alametleri, Şamil
İslam Ansiklopedisi, Ahmet ÖZGEN
4- Kur'anı
Kerim ve Meali