RUH
"Sana ruh hakkında soru sorarlar. De ki: Ruh,
Rabbimin emrindendir. Size ancak az bir bilgi verilmiştir." (Isra
Suresi 85)
Ruh; insana
hayat veren ve onu düşünen, anlayan, idrak eden bir kişi haline sokan
maddi
olmayan, ölümsüz varlık. İnsanlık tarihinin belki de ilk dönemlerine
kadar
uzanan ve insanları üzerinde düşündürmeye sevkeden ruh. Peki İslamdan
önce
ve hala İslam dışındaki inanışlarla başlayalım ruh hakkında
bilinenlere,
bilindi sanılanlara.
- Eski Mısır ve
Çinliler ikili ruh inancına sahiptiler.
- Mısırlılar, ölümden
sonra bir ruhun cesedin yanında kaldığına, diğerinin ise ölüler
diyarına
gittiğine inanırlardı.
- Çinliler, insanın
ölümüyle birlikte kaybolan bir ruhu yanınd ölümden sonrada yaşayan ve
kendisine
tapınılması gereken üstün bir ruhun (Hun) varlığına
inanmaktaydılar.
- Yunan felsefesinde
ruh kavramının içerdiği anlam, dönmelere ve felsefi akımlara göre
değişmiştir.
Epikuruscular ruhun beden gibi atomlardan meydana geldiğini ileri
sürerlerken,
Platoncular ise, ruhu ilahlarla soy birliğine sahip, madde ve cisimden
soyut bir tözsel ilke olarak kabul ediyorlardı.
- Hristiyanlıktaki
ruh anlayışı, antik batının putperest etkisiyle vahiy gerçeğinden
farklı
bir platforma oturtulmuştur. Mesela, Allah bir ruh olarak telakki
edilir ve Ruhul Kudüs (Cebrail), teslis inacının bir unsuru olarak
Allah'a
şirk koşulur. Öte taraftan, insanlara ait ruhlar konusunda da bir takım
gerçek dışı ve mesnetsiz iddialar ortaya atılmıştır. Misal olarak
vermek
gerekirse, İncil'de "Ruh, rüzgar gibi, istediği yere eser. Rab ile
birleşen
onunla bir ruh olur" (P.Janet G.Seallies, 148)
- Bazı dinlerde,
ölümsüz olan ruhların bir beden den başka bir bedene geçtiğine
inanılmaktadır.
Ruh göçü (Reenkarnasyon)
denilen bu inanışa göre, ölen bir kimsenin ruhu tekrar bir bedenle
dünyaya
döner ve bu sonsuza dek böyle sürer. Hint inançlarında yer etmiş bu
düşünce
Mısurda da yaygındı. Anmtik Yunan filozoflarından Pyhtagoras, ruj
göçüne
inanmakta, Platon ise bilginin önceki yaşamdan kalan bir birikim olduğu
iddiasını desteklemek için ruh göçünü delil olarak ileri
sürmekteydi.
- Mutlu olmak istiyorsak,
hayatın cisimde değil, ruhta olduğuna inamalıyız. (Tolstoy)
- Bizi şartlardan
çok, ruh yapımız mutlu kılar. (Voltaire)
- Ruhu öldürmek,
cismi öldürmekten daha büyük bir cinayettir. (Gerhart Hauptmann)
- İnsan ruha bakmalı,
güzel bir vücutta güzel bir ruh olmazsa neye yarar. (Euripidies)
- Gören, duyan yalnız
ruhtur, geri kalan herşey sessiz ve sağırdır. (Epicharm)
- Ruhun da vücut
gibi ihtiyaçları vardır. (Rousseau)
- Basit bir ruh
mutluluklarla övünür, felaketlerle de yere serilir. (Epicure)
Allah
Teala, Hz.Adem'le başlayıp Hz.Muhammed (s.a.s) ile son bulan vahiy
süreci içersinde insan oğluna bir çok gaybi meselede bilgilendirmiştir.
Madde dışı aleme dair bilgilerden sağlıklı ve güvenilir olanı sadece
Allah'ın
peygamberleri aracılığıyla insanlara ulaştırmış olduğu bilgilerdir.
Kur'an-ı
Kerim'de ruh kelimesi değişik bir kaç anlamda kullanılmıştır.
1)
Allah Teala, Hz.adem (a.s.)'ın cesedini topraktan şekillendirdikten
sonra ona kendi ruhundan üflemiş ve böylece Adem (a.s.) hayat
kazanmıştır.
Yine insanı ana rahminde yarattıktan sonra, ona kendi ruhundan üflemiş
ve onu ruh sahibi bir insan haline getirmiştir.
- O (Allah) ki, yarattığı her şeyi güzel yapmış ve ilk başta insanı
çamurdan
yaratmıştır. Sonra onun zürriyetini, dayanıksız bir suyun özünden
üretmiştir.
Sonra onu tamamlayıp şekillendirmiş, ona kendi ruhundan üflemiştir...
(Secde
Suresi 7-9)
- Hani Rabbin meleklere demişti ki: "Ben çamurdan bir insan
yaratmaktayım."
"Onu tesviye edip, düzeltip de ruhumdan ona üfledim mi derhal ona
secdeye
kapanın." (Sad Suresi 71-72)
2) Ruh
kelimesi Cebrail (a.s.)'ın karşılığı olarak kullanılmaktadır. Bu
anlamda "Ruhul-Kudüs" ve "Ruhul-Emin" terkipleri ile geçmektedir.
- Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik. Ondan sonra ardarda
peygamberler
gönderdik.
Meryem oğlu İsa'ya da mucizeler verdik. Ve onu, Rûhu'l-Kudüs
(Cebrail) ile destekledik. .....(Bakara Suresi 87)
- Muhakkak ki o (Kur'an) âlemlerin Rabbinin indirmesidir.
(Resûlüm!) Onu Rûhu'l-Emîn (Cebrail)
indirdi..Senin kalbine; uyarıcılardan olman için.
(Şura
Suresi 192-194)
3) Ruh
kelimesi ile Allah Teala'nın vahyi yani ayetleri kastedilir.
- Allah meleklerini, vahyi (ruh) ile kullarından dilediğine
göndererek...(Nahl
Suresi 2)
Ruh Hakkında İslam Alemindeki İnanışlar
- Değişik tuhaf yaratılışlı bir melek.
- Cesede hayat veren şey. (Fahreddin er-Razi, Tefsirül-Kebir)
- İnsanı canlı kılan bu ruhun mahiyeti, insandan bedeninde
gördüğü
fonksiyonu, cisimle birleşmesinin şekli ve bağlantısı Allah'tan başka
hiç
bir kimse tarafından bilinemez. (Kurtubi)
- Ruh, yüce, nurani ve hayat sahibi bir varlıktır. Ancak, duyu
organlarıyla
hissedilebilecek cisimler gibi değildir. Bir anlamda, suyun gül içinde
dolaşması gibidir. Bedende dolaştığı müddetçe ona bağlı olarak tüm
organlara
hayat verir. (Alusi ve Ibn Kayyım el-Cezviyye)
- Allah Teala, kıyamet gününe kadar Adem (a.s.) dan olacaklarının
tamamını
huzurunda toplamış, önce onları ruh haline getirmiş, sonra onlara şekil
vermiş ve de onları kendi nefisleri üzerine şahit tutarak "Ben sizin
Rabbiniz
değilmiyim?" diye sormuştu. (Ibni Kesir, Hadislerle Kur'an-ı
Kerim
Tefsiri)
- Ruh, anlayan, idrak eden ve kelama muhatap olup cevap verebilen
kişilik
kazanmış yapıdadır.
- İlim erbabı, ruhların bedenlerden önce olduğu ve Allah'ın onları
konuşturup
şahit kıldığı hususunda ittifak etmişlerdir. (Ebu Hureyre r.a.)
- Ölüm meleği tarafından ruh kabzolunur, bedendenden geri alınır,
kıyamet
gününe kadar geçici olarak kalacağı alemde "Berzah Alemi" alıkonulur.
Dünya
ile ahiret arasında bir geçiş olan Berzah Alami'nin mahiyetini ancak
Allah
Teala bilmektedir. Ancak, Berzah Aleminde ceza veya mükafat ruhlar
üzerinde
etkili olur. Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçe veya Cehennem
çukurlarından
bir çukurdur. (Tirmizi)
- Ruhlar beka (süreklilik) için yaratılmışlardır. Ölen, insanın
cesedidir.
Ruh, bedenden ayrıldıktan sonra, kıyamet günüde tekrar bedenine
dönünceye
kadar, Allah'ın nimet ve azabına muhatap olacaktır.
- Ruhun, bedene girmeden önce belirli bir şekle sahip olup
omadığı
ve durumu hakkında insanoğlunun hiç bir bilgisi yoktur.
- Ruh, bedenle birlikte gelişir, olgunlaşır ve kişilik kazanır.
Zaman
bedeni
yıpratır, fakat ruh zamanın yıpratıcılığından etkilenmez. Kişinin iyi
işleri,
ibadetleri ruhu güzelleştirir, kuvvetlendirir ve olgunlaştırır. Kötü
ameller
ise aksi tesir yapar.
- Ruh insan şeklindedir. (Ibn Kayyim, Kitabu'r-Ruh)
- İyi amelle beslenmiş ruh, dünyadaki şeklinden daha mükemmel, daha
parlak
dah nurlu olmakta, ibadeti vücuduna ruh olarak yansımaktadır.
- Ruhlar bedenlerden daha net birbirinden ayrılırlar. Bedenlerin
birbirine
benzemesi, ruhların birbirine benzemesinden daha fazladır. Yüce ruhlar,
melekler bir beden içinde bulunmadan birbirinden ayırtedildiğine,
cinler
de yine birbirinden farklı olduğuna göre; bir beden içinde gelişen
insan
ruhlarıda elbette birbirinden farklıdır ve ayırtedici özelliklerini
korurlar.
(Ibn Kayyım el-Cezviyye)
- Ruh, kabirde cesede girecektir. Yalnız bu bedene hayat verme
şeklinde
değildir.
Kabirde ruhun cesetle irtibatı, uykuda bedenle irtibatı gibidir.
(El-Cevahir
fi Tefsiril kuran)
Hadis-i Şeriflerde Ruh
- Ruhlar toplu cemaatlerdir. Onlardan birbiriyle tanışanlar
kaynaşır,
tanışmayanlar
ayrılır. (Buhari)
- Şüphesiz sizden birinizin teşekkülatı annesinin karnında kırk
günde
toplanır.
Sonra orada o kadar bir müddetde pıhtı olur. Sonra o kadar
müddetde
orada bir parça et haline gelir. Sonra, Allak ona bir melek gönderir.
Meleke,
"Amelini, ecelini, rızkını, şaki veya said olacağını yazması
şeklinde
dört kelime emrolunur. Sonra da ona ruh üflenir... (Buhari)
- Allah Teala, Adem'i yarattığında sırtını sıvazlamış ve kıyamet
gününe
kadar
Allah Teala'nın onun onun zürriyetinden yaratacağı her insan onun
sırtından
düşmüştür.(Ibni Kesir, a.g.e.)
- Ölenin gözü, alınan ruhunun ardından bakakalır. Melek kabzolunan
ruhun
elinden tutar, bu sırada yeryüzünde benzeri görülmemiş bir koku meydana
gelir.
- Müminin ruhu çıktığı vakit, onu iki melek karşılar,
yukarıya
çıkarırlar.
Sema ehli, "Güzel bir ruh yer tarafından geldi. Allah sana ve
yaşattığın
cesede salat eylesin" derler. Peşinden onu Rabbine götürürler.
- Gerçekten ölü kabrine konulduğu vakit, kendisini getirenlerin
oradan
ayrılırken
ayakkabılarının seslerini pekala işitir. (Muslim)
Ruh
hakkında ayet ve hadisler dışında ileri sürülen bütün görüşler
kabule ve redde açıktır. Çünkü mutlak bilgi anlamında bir
bağlayıcılıkları
yoktur.
"Sana ruh hakkında
soru sorarlar. De ki: Ruh, Rabbimin emrindendir. Size ancak az bir
bilgi
verilmiştir."(Isra Suresi 85)
ayetindeki
ruhtan, insanı canlı kılan ruhun kastedilmediğini ve dolayısıyla,
insanın ruhu hakkında alimlerin konuşmalarının caiz olduğunu ileri
sürenlerin,
ruh hakkında ortaya koymuş oldukları görüşler, hiçbir zaman ruhun
mahiyetinin
gerçekliği hakkında ne tatmin edici olmuştur ve ne de aklın ve hayalin
ürünü olmaktan ileri gitmişlerdir. Çünkü bilgi verilmeyen
konu,
tammıyla gayb alemiyle ilgilidir ve gayba dair bilgileri de
Allah'tan
başka kimsenin bilmesi söz konusu değildir.
Ruh çağırma
ruhun varlığını kabul eden
faskat hakkında sapık ve gerçek dışı bir anlayışa sahip olan kimseler,
ölmüş insanların ruhlarıyla irtibat kurulabileceğini ve böylece, gayb
aleminden
bilgi alınabileceğini ileri sürmüşlerdir. Bu kimseler
düzenlemiş
oldukları ruh çağırma seanslarıyla insanları kandırmakta ve onların
cehaletlerinden
istifade ederek menfaat elde etmektedirler. Ruh, Allah Teala'nın
emrinde
ve denetiminde olan bir varlıktır. Onun insanlar tarafından çağrılıp
bazı
istekler yerine getirmesinin mümkün olduğuna inanmanın hiç bir dayanağı
yoktur.
Kaynak:
1) Şamil İslam Ansiklopedisi, Ömer
TELİOĞLU
2) Elmalı Tefsiri
3) Güzel Sözler, Bilal Eren