Bütün
ibadetlerin
bir genel faydası, bir de her birine mahsus özel faydaları vardır.
Orucun
genellikle ibadetlerde bulunan faydası, oruç sayesinde insanın
yaratılış
amacını gerçekleştirmesi, Allah rızasını elde etmesi, âhiret sermayesi
demek olan sevap kazanması, onu Allah'a yakınlık vesilesi kılmasıdır.
Oruca
mahsus
bulunan fayda ve özellikleri de şöylece sıralamak mümkündür:
Oruç bir
irade
terbiyesidir. İnsan, aklı ve iradesiyle insandır. Ondaki güdüler,
heyecanlar,
duygular, arzular aklı perdeler veya aklın hükmünün işlemesini
engeller.
Aklın, dinin, ahlakın doğrularını, güzellerini hayata geçirebilmek için
güçlü bir iradeye ihtiyaç vardır. Güçlü irade eğitimle elde edilir,
oruç
da çok uygun bir "irade terbiyesi aracı"dır.
Oruç
kesintisiz
bir ibadet olduğu ve beşeri ihtiyaçlar sebebiyle devamlı olarak
kendisini
hatırlattığı için bir "huzur maallah" vesilesidir. Huzur maallah'tan
maksat,
kulun kendini Allah ile beraber, O'nun huzurunda, Allah'ı yanında
hissetmesi,
böyle düşünmesi ve buna göre yaşamasıdır.
Oruç
"diğer
ibadetlerden farklı olarak" kendini dışa vurmayan bir ibadettir.
Söylemedikçe
bir kimsenin oruçlu olduğu bilinemez. Bu sebeple de orucun, göstermek
ve
işittirmek maksadıyla yapılması zordur. Bir ibadetin, başkaları bilsin,
görsün, değerlendirsin diye değil de sırf Allah rızası için yapılması
"ihlas"tır.
Dini hayatın can damarı olan ihlas eğitimi bakımından da oruç müstesna
bir ibadettir.
Oruç,
Hz.
Peygamber'in (s.a.v) yiyip içme konusundaki sünnet ve tavsiyelerine
uygun
hareket etmek şartıyla insan sağlığına olumlu etki yapar, fazlalıkların
erimesini, sindirim organlarının dinlenmesini sağlar.
Dilimizde
"Tok, acın halinden ne anlar!" diye bir söz vardır. Her istediğini
önünde
bulan, alıp yemeye gücü yeten insanlar, bundan mahrum olanların, açlık,
yokluk ve yoksulluk içinde yaşayanları halini anlayamazlar. Oruç,
toplum
içindeki yoksulların, aç ve açıkta olanların haliyle hallenmeyi, onları
anlamayı, acımayı ve yardım elini uzatmayı sağlar.