| Hadis No : 0692 | | Ravi: Ebu Sa'd ?bnu Fadale | | Tanım: Resulullah (sav)'? i?ittim ?öyle demi?ti: "Allah gelece?i kesin olan mah?er gününde insanlar? toplad??? zaman bir kimse ?öyle bir duyuruda bulunur: "Kim i?ledi?i bir amelde Allah'a birini ortak ko?mu? ise sevab?n? ondan istesin. Zira Allah, ?irkin her çe?idine en müsta?ni olan Zat't?r." | Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Kehf, (3152)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 0691 | | Ravi: Ebu Hüreyre | | Tanım: Resulullah (sav) buyurdu ki: "K?yamet günü, ?i?man, iri bir adam mizana getirilip tart?l?r da, Allah indinde sinek kanad? kadar a??rl??? olmad??? görülür" Resulullah (sav) ilave etti: "Dilerseniz ?u ayeti okuyun: "Bunlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na kavu?may? inkar edenlerdir. Bu yüzden i?leri bo?a gitmi?tir. K?yamet günü biz onlar için hiçbir tart?da bulunmayaca??z" (Kehf, 105). | Kaynak: Buhari, Tefsir, Kehf 6; Müslim, K?yame 18, (2785)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 0690 | | Ravi: Mus'ab ?bnu Sa'd | | Tanım: Babama ?u ayet hakk?nda sordum: Ey Muhammed! "Size amelce en çok zararl? olanlar? haber verelim mi?" de.. (Kehf, 103) ve dedim ki: "Burada kastedilenler Haruriler midir?" Bana: "Hay?r, onlar Yahudiler ve H?ristiyanlar'd?r. Çünkü Yahudiler, Muhammed (sav)'i tekzib ettiler. H?ristiyanlar ise cenneti tekzib ettiler ve: "Cennette ne yiyecek ne de içecek vard?r" dediler." | Kaynak: Buhari, Tefsir, Kehf 5
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 0689 | | Ravi: Ebu Hüreyre | | Tanım: Resulullah (sav), (Zülkameyn'in in?a etti?i) sed hakk?nda buyurdular ki: "(Ye'cüc ve Me'cüc) onu hergün oyuyorlar. Tam delecekleri s?rada ba?lar?nda bulunan reis: "B?rak?n art?k, delme i?ini yar?n yapars?n?z" der, (Onlar b?rak?p gidince) Allah, seddi, daha sa?lam olacak ?ekilde eski haline iade eder. Böylece günler geçer, kendilerine takdir edilen müddet dolar ve onlar?n insanlara musallat olmalar?n? Allah'?n arzu etti?i vakit gelir. O zaman ba?lar?ndaki reis: "Haydi dönün, yar?n in?aallah bunu deleceksiniz" der -ve ilk defa in?aallah tabirini kullan?r-." Resulullah (sav) devamla der ki: "Dönüp giderler. Ertesi gün geldikleri vakit seddi ne halde b?rakm??larsa öyle bulurlar ve (o günkü çal??ma sonunda) delerler. Aç?lan delikten insanlar?n üzerine bo?an?rlar, (önlerine ç?kan) sular? içip kuruturlar. ?nsanlar onlardan korkup kaçar. Ye'cüc ve Me'cüc gö?e bir ok atar. Bu ok kana bulanm?? olarak kendilerine geri döner. ?öyle derler: "Arzda olanlar? ezim ezim ezdik, semada olanlar? da alçalt?p alt ettik." Allah onlar? enselerinden yakalayacak bir kurt gönderir. Bu kurt onlar? toptan helak edip, herbirini parçalanm?? halde yere serer." Resulullah (sav) sözünü ?öyle tamamlad?: "Muhammed'in nefsini elinde tutan Zat'a kasem olsun, yeryüzündeki bütün hayvanlar, onlar?n etinden yiyerek canlan?r, sütlenir ve semirir." | Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Kehf, (3151); ?bnu Mace, Fiten 33, (4080)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 0688 | | Ravi: Zeyneb Bintu Cah? | | Tanım: Resulullah (sav) bir gün korkulu bir vaziyette odaya girdi. ?öyle diyordu: "La ilahe illallah, yakla?an bir beladan Arab?n vay haline. Bugün, Ye'cüc ve Me'cüc'ün seddinden ?öyle bir gedik aç?ld?." ba? parma?? ile ?ehadet parma??n? halka yaparak gösterdi. Ben: "Ey Allah'?n Resulü, yani içimizde salih kimseler oldu?u halde toptan helak m? olaca??z?" dedim. "Evet, dedi, fenal?klar artarsa öyle olur." | Kaynak: Buhari, Enbiya 7, Menak?b 20, Fiten 4, 28; Müslim, Fiten 1, (2880); Tirmizi, Fiten 23, (2188)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 0687 | | Ravi: Ebu'd-Derda | | Tanım: Resulullah (sav) "duvar?n alt?nda onlar?n bir hazinesi vard?" (Kehf, 82) ayetini aç?klad? ve: "O hazine alt?n ve gümü?tendi" buyurdu. | Kaynak: Tirmizi, Tefsir, (3153)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 0686 | | Ravi: Said ?bnu Cübeyr | | Tanım: ?bnu Abbas (ra)'a dedim ki: "Nevfel-Bekkali, ?srailo?ullar?n?n peygamberi olan Hz. Musa (a.s.), H?z?r'?n arkada?? olan Musa olmad???n? zannediyor." Bana ?u cevab? verdi: "Allah'?n dü?man? yalan söylüyor. Ben Übeyy ?bnu Ka'b (ra)'? dinledim.Demi?ti ki: "Ben Resulullah (sav)'? i?ittim, ?unu anlatt?: "Musa (a.s.) Beni ?srail'e hutbe irad etmek üzere aya?a kalkt?. Kendisine, "insanlar?n en bilgini kimdir?" diye soruldu. O: "Benim" diye cevap verdi. Cenab-? Hak, "Allahu a'lem (yani en iyi bilen Allah't?r)" demedi?i için Musa'y? azarlad?. Ve: "?ki denizin birle?ti?i yerde bulunan bir kulum senden daha alimdir" diye ona vahyetti. Hz. Musa (a.s.): "Ey Rabbim ben onu nas?l bulabilirim?" diye sordu. Kendisine: Bir zenbile bir bal?k koy, onu s?rt?na al. Bal??? nerede yitirirsen o zat oradad?r" dendi. Dendi?i gibi yaparak yola ç?kt?. Kendisiyle beraber, hizmetçisi olan Yu?a ?bnu Nun da yola ç?kt?. Beraberce yürüyerek bir kayan?n yan?na geldiler. Hz. Musa ve hizmetçisi dinlenmek üzere orada yatt?lar. Bal?k k?m?ldayarak zenbilden ç?k?p denize kayd?. Allah ondan suyun ak?nt?s?n? tuttu. Öyle ki su kemer gibi oldu. Bal?k için bir kanal meydana gelmi?ti. Hz. Musa (a.s.) ve hizmetçisi (bal?k için oldu?unu bilmeksizin) bu manzaraya ?a??rd?lar. Günlerinin geri kalan k?sm? ile o gece boyu da yürüdüler. Musa'n?n arkada?? ona, bal???n gitmesini haber vermeyi unutmu?tu. Sabah olunca Hz. Musa (a.s.) hizmetçisine: "Hele sabah kahvalt?m?z? getir. Biz bu yolculukta yorulduk" dedi. Ama emrolundu?u yere gelinceye kadar yorulmam??t?. Hizmetçi: Hani bir kayan?n yanma gelmi? yatm??t?k ya! Ben bal??? orada unuttum. Onu hat?rlatmay?, bana mutlaka ?eytan unutturdu. Bal?k denize ?a??lacak ?ekilde s?v???p gitmi?ti" dedi. Musa (a.s.): "Bizim arad???m?z oras?yd?" dedi ve hemen izlerinin üzerine geri döndüler. ?zlerini takiben yürüyerek kayaya kadar geldiler. Musa (a.s.) orada örtüsüne bürünmü? bir adam gördü ve ona selam verdi. H?z?r aleyhisselam ona: "Senin bu yerinde selam ne gezer!" "Ben Musa'y?m." "Beni ?srail'in Musa's? m??" "Evet" "Sen, Allah'?n sana ö?retti?i bir ilmi bilmektesin ki ben onu bilmem. Ben de Allah'?n bana ö?retti?i bir ilmi bilmekteyim ki, onu da sen bilemezsin." "Allah'?n sana ö?retti?i hakk? bana ö?retmen ?art?yla sana uymam? kabul eder misin?" "Sen benimle beraber olmak sabr?n? gösteremezsin. Mahiyet ve hikmetini bilmedi?in ?eye nas?l sabredeceksin ki?" "?n?aallah sen beni çok sab?rl? bulacaks?n. Hem ben senin hiç bir emrine kar?? gelmeyece?im." "Öyleyse gel. Ancak, madem bana tabi olacaks?n, ben sana haber vermedikçe bana hiç bir ?ey sormayacaks?n!" dedi. Hz. Musa (a.s.): "Tamam!" dedi. Hz. Musa ve Hz. H?z?r (a.s.) beraberce gittiler. Deniz k?y?s?nda yürüyorlard?. Bir gemiye rastlad?lar. Kendilerini gemiye almalar?n? söylediler. Gemi sahipleri H?z?r (a.s.)'? tan?d?lar. Ve ücret istemeksizin onlar? gemiye ald?lar. H?z?r (a.s.), gidip, geminin tahtalar?ndan birini deldi. Hz. Musa (a.s.) ona: "Bak, bunlar bizi bedava gemilerine ald?lar, sen gidip gemilerini deldin, adamlar? bo?acak?n. Hiç de yak???k olmayan bir i? yapt?n!" dedi. H?z?r: "Ben sana, "benimle bulunmaya sabredemezsin" demedim mi?" dedi. Hz. Musa: "Unuttu?um ?ey sebebiyle beni sigaya çekme. Bu i? sebebiyle bana zorluk ç?karma!" ricas?nda bulundu. Sonra bunlar gemiden indiler. Sahil boyu yürürken, çocuklarla oynayan bir yavrucak gördüler. H?z?r (a.s.) yavruca?? yakalad??? gibi eliyle bas?n? kopararak çocu?u öldürdü. Musa (a.s.): "Masum bir çocu?u k?sas hakk?n olmaks?z?n niye öldürdün. Bu çok yad?rganacak bir i?!" dedi. "Ben sana demedim mi, sen benim beraberli?ime sabredemezsin!" diye H?z?r (a.s.), Musa'ya ç?k??t?. Hz. Musa: "Ama bu birinciden de ?iddetli idi" dedi ve ilave etti: "Bundan sonra sana bir ?ey sorarsam, beni arkada? etme, nazar?mda bu hususta hakl? say?lacaks?n" dedi. Yola devam ettiler. Bir köye geldiler. Halktan yiyecek bir?eyler istediler. Ama kimse onlar? a??rlamad?. Köyde y?k?lmak üzere olan bir duvara rastlad?lar. H?z?r (a.s.) eliyle ?öyle göstererek: "E?ilmi?" diyordu. Onu do?rulttu. Hz. Musa (a.s.) ona: Bir cemaat ki, kendilerine geliyoruz, bize ilgi gösterip, a??rlam?yorlar, yiyecek vermiyorlar. Sen onlara bedava i? yap?yorsun, dilesen ücret alabilirdin!" dedi. H?z?r (a.s.), Hz. Musa'ya: "Art?k birbirimizden ayr?lma zaman? geldi. ?imdi sana sabredemedi?in ?eylerin te'vilini haber verece?im" dedi. Resulullah (sav) bu ara ilave etti: "Allah Musa'ya rahmet buyursun. Ke?ke, Hz. H?z?r'la beraberli?e sabretseydi de maceralar?n? bize nakletseydi, bunu ne kadar isterdim!" Ravi devam ediyor: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Birinci (soru)su Musa'n?n bir unutmas? idi. Bir serçe gelerek geminin kenar?na kondu. Sonra denizden gagas?yla su ald?. Hz. H?z?r bunu göstererek Hz. Musa'ya, "Bak", dedi, "Benim ve senin ilmin ve di?er mahlukat?n ilmi, Allah'?n ilminden, ?u ku?un denizden eksiltti?i kadar eksiltir." | Kaynak: Buhari, Tefsir, Kehf 2, 3, 4, ?lm 16, 19, 44, ?care 7, ?urut 12, Bed'u'l-Halk 11, Enbiya 27, Tevhid
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 0685 | | Ravi: ?bnul-Müseyyeb | | Tanım: Mal ve o?ullar dünya hayat?n?n süsüdür. Ama baki kalacak faydal? i?ler, sevap olarak da, emel olarak da Rabbinin kat?nda daha hay?rl?d?r" (Kehf, 46)" ayetinde geçen "baki kalacak faydal? i?ler", kulun sarfedece?i "Allahu ekber, "Sübhanallah", "Elhamdülillah", "Lailahe ?llallah", "La-havle ve-la kuvvete illa billah" sözlerdir. | Kaynak: Muvatta, Kur'an 22, (1, 210)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 0684 | | Ravi: Ebu'd-Derda | | Tanım: Resulullah (sav) buyurdu ki: "Kim Kehf süresinin ba??ndan -bir rivayette; sonundan- on ayet ezberlerse Mesih Deccal'in ?erinden emin olur." | Kaynak: Müslim, Salatu'l-Müsafirin 257, (809); Ebu Davud, Melahim 14, (4323); Tirmizi, Fedailul-Kur'an 6, (2
Gönder | Yazdır ] | |
|