| Hadis No : 4990 | | Ravi: Ebu Hureyre | | Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "E?er Beni ?srail olmasayd?, et koku?mazd?. E?er Havva olmasayd?, kad?nlar kocalar?na hiçbir zaman ihanet etmezdi." | Kaynak: Buhari, Enbiya 1, 25; Müslim, Rada 63, (1470)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 4989 | | Ravi: Ebu Hureyre | | Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Tübba' mel'un mudur bilemiyorum. Keza Uzeyr, peygamber midir onu da bilemiyorum." | Kaynak: Ebu Davud, Sünnet 14, (4674)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 4988 | | Ravi: ?bnu Abbas | | Tanım: ?ranl?lar?n peygamberi vefat etti?i zaman, ?blis, onlara Mecusilik dinini yazd?." [Bu rivayet, elde mütedavil Ebu Davud nüshalar?nda bulunmam??t?r.] | Kaynak:
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 4987 | | Ravi: Selman | | Tanım: Hz. ?sa ile Hz. Muhammed aleyhimessalatu vesselam aras?ndaki fetret alt? yüz senedir. | Kaynak: Buhari, Menak?bu'l-Ensar 53
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 4986 | | Ravi: Ebu Hureyre | | Tanım: Resulullah (sav) Beni ?srail'den bin dinar borç para isteyen bir kimseden bahsetti. Beni ?srail'den borç talep etti?i kimse: "Bana ?ahidlerini getir, onlar?n huzurunda vereyim, ?ahid olsunlar!" dedi. ?steyen ise: "?ahid olarak Allah yeter!" dedi. Öbürü: "Öyleyse bana kefil getir" dedi. Berikisi "Kefil olarak Allah yeter" dedi. Öbürü: "Do?ru söyledin!" dedi ve belli bir vade ile paray? ona verdi. Adam deniz yolculu?una ç?kt? ve ihtiyac?n? gördü. Sonra borcunu vadesi içinde ödemek maksad?yla geri dönmek üzere bir gemi arad?, ama bulamad?. Bunun üzerine bir odun parças? al?p içini oydu. Bin dinar? sahibine hitabeden bir mektupla birlikte oyu?a yerle?tirdi. Sonra oyu?un a?z?n? kapay?p düzledi. Sonra da denize getirip: "Ey Allah?m, biliyorsun ki, ben falandan bin dinar borç alm??t?m. Benden ?ahid istedi?inde ben: "?ahid olarak Allah yeter!" demi?tim. O da ?ahid olarak sana raz? oldu. Benden kefil isteyince de: "Kefil olarak Allah yeter!" demi?tim. O da kefil olarak sana raz? olmu?tu. Ben ise ?imdi, bir gemi bulmak için gayret ettim, ama bulamad?m. ?imdi onu sana emanet ediyorum!" dedi ve odun parças?n? denize att? ve odun denize gömüldü. Sonra oradan ayr?l?p, kendini memleketine götürecek bir gemi aramaya ba?lad?. Borç veren kimse de, paras?n? getirecek gemiyi beklemeye ba?lad?. Gemi yoktu ama, içinde paras? bulunan odun parças?n? buldu. Onu ailesine odun yapmak üzere ald?. (Testere ile) parçalay?nca paray? ve mektubu buldu. Bir müddet sonra borç alan kimse geldi. Bin dinarla adama u?rad? ve: "Mal?n? getirmek için aral?ks?z gemi arad?m. Ancak beni getirenden daha önce gelen bir gemi bulamad?m" dedi. Alacakl?: "Sen bana bir ?eyler göndermi? miydin?" diye sordu. Öbürü: "Ben sana, daha önce bir gemi bulamad???m? söyledim" dedi. Alacakl?: "Allah Teala hazretleri, senin odun parças? içerisinde gönderdi?in paray? sana bedel ödedi. Bin dinar?na kavu?mu? olarak dön" dedi." | Kaynak: Buhari, Kefalet 1, (muallak olarak), Büyu 10 (muallak ve mevsul olarak), ?sti'zan 25 (muallak olarak
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 4985 | | Ravi: Ebu Hureyre | | Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Beni ?srail'den üç ki?i vard?: Biri alatenli, biri kel, biri de ama. Allah bunlar? imtihan etmek istedi. Bu maksadla onlara (insan suretinde) bir melek gönderdi. Melek önce alatenliye geldi. Ve: "En çok neyi seversin?" dedi. Adam: "Güzel bir renk, güzel bir cild, insanlar? benden tiksindiren halin gitmesini!" dedi. Melek onu meshetti. Derken çirkinli?i gitti, güzel bir renk, güzel bir cild sahibi oldu. Melek ona tekrar sordu: "Hangi mala kavu?may? seversin?" "Deveye!" dedi, adam. An?nda ona on ayl?k hamile bir deve verildi. Melek: "Allah bunlar? sana mübarek k?ls?n!" deyip (kayboldu) ve kelin yan?na geldi. "En ziyade istedi?in ?ey nedir?" dedi. Adam: "Güzel bir saç ve halk? ikrah ettiren ?u halin benden gitmesi" dedi. Melek, keli elleriyle meshetti, adam?n keli gitti. Kendisine güzel bir saç verildi. Melek tekrar; "En çok hangi mal? seversin?" diye sordu. Adam: "S???r?!" dedi. Hemen kendisine hamile bir inek verildi. Melek: "Allah bu s???r? sana mübarek k?ls?n!" diye dua etti ve aman?n yan?na gitti. Ona da: "En çok neyi seversin?" diye sordu. Adam: "Allah'?n bana gözümü vermesini ve insanlar? görmeyi!" dedi. Melek onu meshetti ve Allah da gözlerini an?nda iade etti. Melek ona da: "En çok hangi mal? seversin?" diye sordu. Adam: "Koyun!" dedi. Derhal do?urgan bir koyun verildi. "Derken s???r ve deve yavrulad?lar, koyun da kuzulad?. Çok geçmeden birinin bir vadi dolu?u develeri, di?erinin bir vadi dolu?u s???rlar?, öbürünün de bir vadi dolusu koyunlar? oldu. Sonra melek, alatenliye, onun eski hali ve heyetine bürünmü? olarak geldi ve: "Ben fakir bir kimseyim, yola devam imkanlar?m kesildi. ?u anda Allah ve senden ba?ka bana yard?m edecek kimse yok! Sana ?u güzel rengi, ?u güzel cildi ve ?u mal? veren Allah a?k?na bana bir deve vermeni talep ediyorum! Ta ki onunla yoluma devam edebileyim" dedi. Adam: "(Olmaz öyle ?ey, onda nicelerinin) haklar? var!" dedi ve yard?m talebini reddetti. Melek de: "Sanki seni tan?yor gibiyim! Sen alatenli, herkesin ikrah etti?i, fakir birisi de?il miydin? Allah sana (s?hhat ve mal) verdi" dedi. Ama adam: "(Çok konu?tun!) Ben bu mal? büyüklerimden tevarüs ettim!" diyerek onu tersledi. Melek de: "E?er yalanc? isen Allah seni eski haline çevirsin!" dedi ve onu b?rakarak kel'in yan?na geldi. Buna da onun eski halinde kel birisi olarak göründü. Ona da öbürüne söylediklerini söyleyerek yard?m talep etti. Bu da önceki gibi talebi reddetti. Melek buna da: "E?er yalanc?ysan Allah seni eski haline çevirsin!" deyip, amaya u?rad?. Buna da onun eski hali heyeti üzere (yani bir ama olarak) göründü. Buna da: "Ben fakir bir adam?m, yolcuyum, yola devam etme imkan? kalmad?. Bugün, evvel Allah sonra senden ba?ka bana yard?m edecek yok! Sana gözünü iade eden Allah a?k?na senden bir koyun istiyorum; ta ki yolculu?uma devam edebileyim!" dedi. Ama cevaben: "Ben de ama idim. Allah gözümü iade etti, fakirdim (mal verip) zengin etti. ?stedi?ini al, istedi?ini b?rak! Vallahi, bugün Allah ad?na her ne al?rsan, sana zorluk ç?karmayaca??m!" dedi. Melek de: "Mal?n hep senin olsun! Sizler imtihan olundunuz. Senden memnun kal?nd? ama di?er iki arkada??na gadap edildi" dedi (ve gözden kayboldu)." | Kaynak: Buhari, Enbiya 50; Müslim, Zühd 10, (2964)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 4984 | | Ravi: Ebu Vail | | Tanım: Ebu Vail, Rebia kabilesinden el-Haris ?bnu Yezid el-Bekri ad?nda bir adamdan naklen anlat?yor: "Medine'ye gelmi?tim, Resulullah (sav)'?n yan?na gittim. Mescid, cemaatle dolu idi. Orada dalgalanan siyah bayraklar vard?. Hz. Bilal (ra) k?l?c?n? ku?anm??, Resulullah ()'?n yan?nda duruyordu. Ben: "Bu insanlar?n derdi ne, (ne oluyor)?" diye sordum. "Resulullah (sav) Amr ?bnu'l-As'?, Rebia'ya do?ru göndermek istiyor, (onun haz?rl??? var)!" dediler. Ben: "Ad elçisi gibi olmaktan Allah'a s???n?r?m" dedim. Aleyhissalatu vesselam: "Ad elçisi de nedir?" buyurdular. Ben: "Bunu çok iyi bilen kimseye dü?tünüz. Ad (kavmi) k?tl??a u?ray?nca Kayl'? kendileri için su aramaya gönderdi. Kayl da, Bekr ?bnu Muaviye'ye u?rad?. O, buna ?arap içirdi ve Mekke'de o s?ralarda seslerinin ve tegannisinin güzelli?iyle me?hur Cerade isminde iki cariye de ?ark?lar söyledi. [Bu suretle bir ay kadar kald?ktan sonra], Mühre (?bnu Haydan kabilesinin) da??na müteveccihen oradan ayr?ld?. Dedi ki: "Ey Allah?m! Ben sana ne tedavi edece?im bir hasta, ne de fidyesini ödeyece?im bir esir için gelmedim. Sen kulunu, sulay?c? oldu?un müddetçe sula. Onunla birlikte Bekr ?bnu Muaviye'yi de sula. -Böylece kendisine içirdi?i ?arap için ona te?ekür eder." Bunun üzerine onun için üç parça bulut yükseltildi. Biri k?z?l, biri beyaz, biri de siyah. Ona: "Bunlardan birini seç!" denildi. O, bunlardan siyah olan?n? seçti. Ona: "Ad kavminden tek ki?iyi b?rakmay?p helak edecek bu bulutu toz duman olarak al!" denildi." Bunu söyleyince (sav): "(Onlara) sadece ?u -yüzük halkas?- miktar?nda rüzgar gönderildi" buyurdular ve arkas?ndan ?u mealdeki ayet-i kerimeyi tilavet ettiler: "Ad (kavminin helak edilmesinde) de (ibret vard?r). Hani onlar?n üzerine o k?s?r rüzgar? göndermi?tik. Öyle bir rüzgar ki, her u?rad??? ?eyi (yerinde) b?rakm?yor, mutlaka onu kül gibi savuruyordu" (Zariyat 41-42). | Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Zariyat, (3269, 3270)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 4983 | | Ravi: ?bnu Ömer | | Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden önce ya?ayanlar aras?nda Kifl ad?nda biri vard?. Bildi?inden hiç ?a?mazd?. ?htiyaç içinde oldu?unu bildi?i bir kad?na gelerek, altm?? dinar verdi. Kad?ndan kam almak üzere te?ebbüse geçince kad?n, titredi ve a?lad?. "Niye a?l?yorsun?" diye sorunca, kad?n: "Bu benim hiç yapmad???m (haram) bir amel. Bu günaha beni raz? eden de fakr?md?r!" dedi. Adam da: "Yani sen ?imdi Allah korkusuyla m? a?l?yorsun? Öyleyse, Allah'tan korkmaya ben senden daha lay?k?m! Haydi git, verdi?im para da senin olsun. Vallahi ben bundan böyle Allah'a hiç asi olmayaca??m!" dedi. Adam o gece öldü. Sabah, kap?s?nda ?u yaz?l? idi: "Allah Kifl'i ma?firet etti!" Halk bu duruma ?a??rd? kald?. Allah o devrin peygamberine Kifl'in durumunu vahyen bildirinceye kadar ?a?k?nl?k devam etti." | Kaynak: Tirmizi, K?yamet 49, (2498)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 4982 | | Ravi: ?bnu Ömer | | Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden önce ya?ayanlardan üç ki?i yola ç?kt?lar. (Ak?am olunca) geceleme ihtiyac? onlar? bir ma?araya s???nd?rd? ve içine girdiler. Da?dan (kayan) bir ta? yuvarlan?p, ma?aran?n a?z?n? üzerlerine kapad?. Aralar?nda: "Bizi bu kayadan, salih amellerinizi ?efaatçi k?larak Allah'a yapaca??n?z dualar kurtarabilir!" dediler. Bunun üzerine birincisi ?öyle dedi: "Benim ya?l?, ihtiyar iki ebeveynim vard?. Ben onlar? çok kollar, ak?am olunca onlardan önce ne ailemden ne de hayvanlar?mdan hiçbirine yedirip içirmezdim. Bir gün a?aç arama i?i beni uzaklara att?. Eve döndü?ümde ikisi de uyumu?tu. Onlar için sütlerini sa?d?m. Hala uyumakta idiler. Onlardan önce aileme ve hayvanlar?ma yiyecek vermeyi uygun bulmad?m, onlar? uyand?rmaya da k?yamad?m. Gecikti?im için çocuklar ayaklar?m?n aras?nda k?vran?yorlard?. Ben ise süt kaplar? elimde, onlar?n uyanmalar?n? bekliyordum. Derken ?afak söktü: " Ey Allah?m! Bunu senin r?zan için yapt???m? biliyorsan, bizim yolumuzu kapayan ?u ta?tan bizi kurtar!" Ta? bir miktar aç?ld?. Ama ç?kacaklar? kadar de?ildi. ?kinci ?ah?s ?öyle dedi: "Ey Allah?m! Benim bir amca k?z?m vard?. Onu herkesten çok seviyordum. Ondan kam almak istedim. Ama bana yüz vermedi. Fakat gün geldi k?tl??a u?rad?, bana ba?vurmak zorunda kald?. Ona, kendisini bana teslim etmesi mukabilinde yüz yirmi dinar verdim; kabul etti. Arzuma nail olaca??m s?rada: "Allah'?n mührünü, gayr-? me?ru olarak bozman sana haramd?r!" dedi. Ben de ona temasta bulunmaktan kaç?nd?m ve insanlar aras?nda en çok sevdi?im kimse oldu?u halde onu b?rakt?m, verdi?im alt?nlar? da terkettim. Ey Allah?m, e?er bunlar? senin ma-y? ?erifin için yapm??sam, bizi bu s?k?nt?dan kurtar." Kaya biraz daha aç?ld?. Ancak onlar ç?kabilecek kadar aç?lmad?. Üçüncü ?ah?s dedi ki: "Ey Allah?m, ben i?çiler çal??t?r?yordum. Ücretlerini de derhal veriyordum. Ancak bir tanesi [bir farak pirinçten ibaret olan] ücretini almadan gitti. Ben de onun paras?n? onun ad?na i?letip kar ettirdim. Öyle ki çok mal? oldu. Derken (y?llar sonra) ç?kageldi ve: "Ey Abdullah! Bana olan borcunu öde!" dedi. Ben de: "Bütün ?u gördü?ün s???r, davar, deve, köleler senindir. Git bunlar? al götür!" dedim. Adam: "Ey Abdullah, benimle alay etme!" dedi. Ben tekrar: "Ben kesinlikle seninle alay etmiyorum. Git hepsini al götür!" diye tekrar ettim. Adam hepsini ald? götürdü. "Ey Allah?m, e?er bunu senin r?zan için yapt?ysam, bize ?u halden kurtulu? nasip et!" dedi. Kaya aç?ld?, ç?k?p yollar?na devam ettiler." | Kaynak: Buhari, Enbiya 50, Büyu 98, ?care 12, Hars 13, Edeb 5; Müslim, Zikr 100, (2743); Ebu Davud, Büyu 29,
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 4981 | | Ravi: Ebu Hureyre | | Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Üç ki?i d???nda hiç kimse be?ikte iken konu?mam??t?r. Bunlar: Hz. ?sa ?bnu Meryem aleyhima's-selam, Cüreyc'in arkada??. Cüreyc, kendini ibadete vermi? abid bir kuldu. Bir manast?ra çekilmi? orada ibadetle me?guldu. Derken bir gün annesi yan?na geldi, o namaz k?l?yordu. "Ey Cüreyc! [Yan?ma gel, seninle konu?aca??m! Ben annenim]" diye seslendi. Cüreyc: "Allah?m! Annem ve namaz?m (hangisini tercih edeyim?)" diye dü?ündü). Namaz?na devama karar verdi. Annesi ça??rmas?n? [her defas?nda üç kere olmak üzere] üç gün tekrarlad?. (Cevap alamay?nca) üçüncü ça??rman?n sonunda: "Allah?m, kötü kad?nlar?n yüzünü göstermedikçe can?n? alma!" diye bedduada bulundu. Ben? israil, aralar?nda Cüreyc ve onun ibadetini konu?uyorlard?. O diyarda güzelli?iyle herkesin dilinde olan zaniye bir kad?n vard?. "Dilerseniz ben onu fitneye atar?m" dedi. Gidip Cüreyc'e sata?t?. Ancak Cüreyc ona iltifat etmedi. Kad?n bir çobana gitti. Bu çoban Cüreyc'in manast?r?(?n dibi)nde bar?nak bulmu? birisiydi. Kad?n onunla zina yapt? ve hamile kald?. Çocu?u do?urunca: "Bu çocuk Cüreyc'ten" dedi. Halk (öfkeyle) gelip Cüreyc'i manast?r?ndan ç?kar?p manast?r? y?kt?lar, [hakaretler ettiler], kendisini de dövmeye ba?lad?lar, (linç edeceklerdi). Cüreyc onlara: "Derdiniz ne?" diye sordu. "?u fahi?e ile zina yapt?n ve senden bir çocuk do?urdu!" dediler. Cüreyc: "Çocuk nerede, (getirin bana?)"dedi. Halk çocu?u ona getirdi. Cüreyc: "B?rak?n beni namaz?m? k?lay?m!" dedi. B?rakt?lar ve namaz?n? k?ld?. Namaz? bitince çocu?un yan?na gitti, karn?na dürttü ve: "Ey çocuk! Baban kim?" diye sordu. Çocuk: "Falanca çoban!" dedi. Bunun üzerine halk Cüreyc'e gelip onu öpüp ok?ad? ve: "Senin manast?r?n? alt?ndan yapaca??z!" dedi. Cüreyc ise: "Hay?r! Eskiden oldu?u gibi kerpiçten yap?n!" dedi. Onlar da yapt?lar. (Üçüncüsü): Bir zamanlar bir çocuk annesini emiyordu. Oradan ?ahlanm?? bir at üzerinde k?l?k k?yafeti güzel bir adam geçti. Onu gören kad?n: "Allah'?m ?u o?lumu bunun gibi yap!" diye dua etti. Çocuk memeyi b?rakarak adama do?ru yönelip bakt? ve: "Allah?m beni bunun gibi yapma!" diye dua etti. Sonra tekrar memesine dönüp emmeye ba?lad?." Ebu Hureyre der ki: "Ben Resulullah (sav)'?, ?ehadet parma??n? a?z?na koyup emmeye ba?layarak, çocu?un emi?ini taklid ederken görür gibiyim." (Resulullah anlatmaya devam etti): "(Sonra annenin yan?ndan) bir kalabal?k geçti. Ellerinde bir cariye vard?. Onu dövüyorlar ve: "(Seni zani seni!) Zina yapars?n, h?rs?zl?k yapars?n ha!" diyorlard?. Cariye ise: "Allah bana yeter, o ne iyi vekildir!" diyordu. Çocu?un annesi: "Allah?m çocu?umu bunun gibi yapma!" dedi. Çocuk yine emmeyi b?rakt?, cariyeye bakt? ve: "Allah?m beni bunun gibi yap!" dedi. ??te burada anne,evlat kar??l?kl? konu?maya ba?lad?lar: [Anne dedi ki: "Bo?az? t?kanas?ca! K?yafeti güzel bir adam geçti. Ben: "Allah?m, o?lumu bunun gibi yap" dedim. Sen: "Allah?m! Beni bunun gibi yapma!" dedin. Yan?m?zdan cariyeyi döverek, zina ve h?rs?zl?k yapt???n? söyleyerek geçenler oldu. Ben: "Allah?m, o?lumu bunun gibi yapma" dedim. Sen ise: "Allah?m, beni bunun gibi yap!" dedin."] O?lu ?u cevab? verdi: "Güzel k?yafetli bir adam geçti. Sen: "Allah?m, o?lumu bunun gibi yap!" dedin, ben ise: "Allah?m beni bunun gibi yapma!" dedim. Yan?n?zdan bu cariyeyi geçirdiler. Onu hem dövüp hem de: "Zina ettin, h?rs?zl?k ettin!" diyorlard?. Sen: "Allah?m, o?lumu bunun gibi yapma! "dedin. Ben ise: "Allah?m, beni bunun gibi yap!" dedim. (Sebebini aç?klayay?m): O atl? adam cebbar zalimin biriydi. Ben de: "Allah?m beni böyle yapma!" dedim. "Zina ettin, h?rs?zl?k yapt?n!" dedikleri ?u zavall? cariye ise ne zina yapm??t?, ne de çalm??t?! Ben de "Alah?m beni bunun gibi yap!" dedim." [Metin Müslim'den al?nmal?d?r.] | Kaynak: Buhari, Enbiya 50, Amel f?'s-Salat 7; Müslim, Birr 7, 8, (2550)
Gönder | Yazdır ] | |
Sayfa Seçin:
1 2  |