| Hadis No : 4979 | | Ravi: ?bnu Abbas | | Tanım: Hz. ?brahim beraberinde Hz. ?smail aleyhimasselam ve onu henüz emzirmekte olan annesi oldu?u halde ilerledi. Kad?n?n yan?nda bir de su tulumu vard?. Hz. ?brahim, kad?n? Beyt'in yan?nda Devha denen büyük bir a?ac?n dibine b?rakt?. Buras? Mescid'in yukar? taraf?nda ve zemzemin tam üstünde bir nokta idi. O gün Mekke'de kimse ya?am?yordu, orada hiç su da yoktu. ??te Hz. ?brahim anne ve çocu?unu buraya koydu, yanlar?na, içerisinde hurma bulunan eski bir az?k da?arc??? ile su bulunan bir tuluk b?rakt?. Hz. ?brahim aleyhisselam bundan sonra (emr-i ?lahi ile) arkas?n? dönüp (?am'a gitmek üzere) oradan uzakla?t?. ?smail'in annesi, ?brahim'in pe?ine dü?tü (ve ona Keda'da yeti?ti). "Ey ?brahim, bizi burada, hiçbir insan?n hiçbir yolda??n bulunmad??? bir yerde b?rak?p nereye gidiyorsun?" diye seslendi. Bu sözünü birkaç kere tekrarlad?. Hz. ?brahim, (emir gere?i) ona dönüp bakmad? bile. Anne, tekrar (üçüncü kere) seslendi. "Böyle yapmam sana Allah m? emretti?" dedi. Hz. ?brahim bunun üzerine "Evet!" buyurdu. Kad?n: "Öyleyse (Rabbimiz hafizimizdir), bizi burada peri?an etmez!" dedi, sonra geri döndü. Hz. ?brahim de yoluna devam etti. Kendisini göremeyecekleri Seniyye (tepesine) gelince Beyt'e yöneldi, ellerini kald?rd? ve ?u dualar? yapt?: "Ey Rabbimiz! Ailemden bir k?sm?n?, senin hürmetli Beyt'inin yan?nda, ekinsiz bir vadide yerle?tirdim -namazlar?n? Beyt'inin huzurunda dosdo?ru k?ls?nlar diye-. Ey Rabbimiz! Sen de insanlarda mü'min olanlar?n gönüllerini onlara meylettir ve onlar? meyvelerle r?z?kland?r ki, onlar da nimetlerinin kadrini bilip ?ükretsinler" (?brahim 37). ?smail'in annesi, çocu?u emziriyor, yanlar?ndaki sudan içiyordu. Kaptaki su bitince susad?, (sütü de kesildi), çocu?u da susad? (?smail bu esnada iki ya??nda idi). Kad?nca??z (susuzluktan) k?vran?p ?zd?rap çeken çocu?a bak?yordu. Onu bu halde seyretmenin ac?s?na dayanamayarak oradan kalk?p, kendisine en yak?n buldu?u Safa tepesine gitti. Üzerine ç?kt?, birilerini görebilir miyim diye (o gün derin olan) vadiye yönelip etrafa bakt?, ama kimseyi göremedi. Safa'dan indi, vadiye ula?t?, entarisinin ete?ini toplad?. Ciddi bir i?i olan bir insan?n ko?usuyla ko?maya ba?lad?. Vadiyi geçti. Merve tepesine geldi, üzerine ç?kt?, oradan etrafa bakt?, bir kimse görmeye çal??t?. Ama kimseyi göremedi. Bu gidip-geli?i yedi kere yapt?. ??te (hacc esnas?nda) iki tepe aras?nda hac?lar?n ko?mas? buradan gelir. Anne, (bu sefer) Merve'ye yakla??nca bir ses i?itti. Kendi kendine: "Sus" dedi ve sese kula??n? verdi. O sesi yine i?itti. Bunun üzerine: "(Ey ses sahibi!) Sen sesini i?ittirdin, bir yard?m?n varsa (gecikme)!" dedi. Derken zemzemin yan?nda bir melek (tecelli etti). Bu Cebrail'di. Cebrail kad?na seslendi: "Sen kimsin?" Kad?n: "Ben Hacer'im, ?brahim'in o?lunun annesi..." "?brahim sizi kime tevkil etti?" "Allah Teala'ya." "Her ihtiyac?n?z? görecek Zat'a tevkil etmi?." Aya??n?n ökçesi -veya kanad?yla- yeri e?eliyordu. Nihayet su ç?kmaya ba?lad?. Kad?n (bo?a akmamas? için) suyu eliyle havuzluyordu. Bir taraftan da sudan kab?na doldurdu. Su ise, kad?n ald?kça dipten kayn?yordu. ?bnu Abbas (ra) dedi ki: "Allah ?smail'in annesine rahmetini bol k?ls?n, ke?ke zemzemi oldu?u gibi akar b?raksayd? da avuçlamasayd?. Bu takdirde (zemzem, kuyu de?il) akarsu olacakt?." "Kad?n sudan içti, çocu?unu da emzirdi. Melek, kad?na: "Zayi ve helak oluruz diye korkmay?n! Zira, Allah Teala hazretleri'nin burada bir Beyt'i olacak ve bunu da ?u çocuk ve babas? bina edecek. Allah Teala hazretleri o i?in sahiplerini zayi etmez!" dedi. Beyt yerden yüksekti, t?pk? bir tepe gibi. Gelen seller sa??n? solunu a??nd?rm??t?. Kad?n bu ?ekilde ya?ay?p giderken, oraya Cürhüm'den bir kafile u?rad?. Oraya Keda yolundan gelmi?lerdi. Mekke'nin a?a??s?na konaklad?lar. Derken orada bir ku?un gelip gitti?ini gördüler. "Bu ku? su üzerine dönüyor olmal?, (burada su var). Halbuki biz bu vadide su olmad???n? biliyoruz!" dediler. Durumu tahkik için, yine de bir veya iki atik adam gönderdiler. Onlar suyu görünce geri dönüp haber verdiler. Cürhümlüler oraya gelip, suyun ba??nda ?smail'in annesini buldular. "Senin yan?nda konaklamam?za izin verir misin?" dediler. Kad?n: "Evet! Ama suda hakk?n?z olmad???n? bilin!" dedi. Onlar da: "Pekala!" dediler. Aleyhissalatu vesselam der ki: "Ünsiyet istedi?i bir zamanda bu teklif ?smail'in annesine uygun geldi. Onlar da oraya indiler. Sonra geride kalan adamlar?na haber sald?lar. Onlar da gelip burada konaklad?lar. Zamanla orada ço?ald?lar. Çocuk da büyüdü. Onlardan Arapça'y? ö?rendi. Büyüdü?ü zaman onlar taraf?ndan en çok sevilen, ho?lan?lan bir genç oldu. Bulu?a erince, kendilerinden bir kad?nla evlendirdiler. Bu s?rada ?smail'in annesi vefat etti. Derken Hz. ?brahim aleyhisselam, ?smail'in evlenmesinden sonra oraya gelip, b?rakt??? (han?m?n? ve o?lunu) arad?. ?smail'i bulamad?. Han?m?ndan ?smail'i sordu. Kad?n: "R?zk?m?z? tedarik etmek üzere (avlanmaya) gitti" dedi. Hz. ?brahim, bu sefer geçimlerini, hallerini sordu. Kad?n: "Halimiz fena, darl?k ve s?k?nt? içindeyiz!" diyerek ?ikayetvari konu?tu. Hz. ?brahim: "Kocan gelince, ona benden selam et ve "kap?s?n?n e?i?ini de?i?tirmesini" söyle!" dedi. ?smail geldi?i zaman, sanki bir ?ey sezmi? gibiydi: "Eve herhangi bir kimse geldi mi?" diye sordu: Kad?n: "Evet ?u ?u evsafta bir ihtiyar geldi. Senden sordu, ben de haberini verdim, ya?ay???m?zdan sordu, ben de s?k?nt? ve darl?k içinde oldu?umuzu söyledim" dedi. ?smail: "Sana, bir tavsiyede bulundu mu ?" dedi. Kad?n: "Evet! Sana söylememi emretti ve kap?n?n e?i?ini de?i?tirmeni söyledi!" dedi. ?smail: "Bu babamd?. Seninle ayr?lmam? bana emretmi?. Haydi art?k ailene git!" dedi ve han?m?n? bo?ad?. Cürhümlülerden bir ba?ka kad?nla evlendi. Hz. ?brahim onlardan yine uzun müddet ayr? kald?. Bilahare bir kere daha görmeye geldi. Yine ?smail'i evde bulamad?. Han?m?n?n yan?na gelip, ?smail'i sordu. Kad?n: "Mai?etimizi kazanmaya gitti!" dedi. Hz. ?brahim: "Haliniz nas?ld?r?" dedi, geçimlerinden, durumlar?ndan sordu. Kad?n: "?yiyiz, hay?r üzereyiz, bolluk içindeyiz" diye Allah'a hamd ve senada bulundu. "Ne yiyorsunuz?" diye sordu. Kad?n: "Et yiyoruz!" dedi. "Ne içiyorsunuz?" diye sorunca da: "Su!" dedi. Hz. ?brahim: "Allah?m, et ve suyu haklar?nda mübarek k?l!" diye dua ediverdi." Aleyhissalatu vesselam der ki: "O gün onlar?n hububat? yoktu. E?er olsayd? Hz. ?brahim, hububatlar? için de dua ediverirdi." ?bnu Abbas der ki: "Bu iki ?ey (et ve su) Mekke'den ba?ka hiçbir yerde Mekke'deki kadar s?hhata muvaf?k dü?mez (kar?n sanc?s? yaparlar). Bu, Hz. ?brahim'in duas?n?n bir bereketi ve neticesidir). (Resulullah (sav) Hz. ibrahim'den anlatmaya devam etti:) "?brahim (?smail'in han?m?na) dedi ki: "Kocan geldi?i zaman, benden ona selam söyle ve kap?s?n?n e?i?ini sabit tutmas?n? emret! (Çünkü e?ik, evin dirli?idir)." Hz. ?smail gelince (evde babas?n?n kokusunu buldu ve) "Yan?n?za bir u?rayan oldu mu?" diye sordu. Kad?n: "Evet, bize ya?l? bir adam geldi, k?l?k k?yafeti düzgundü! " dedi ve (ihtiyar hakk?nda) bir k?s?m övgülerden sonra: "Sana bir tavsiyede bulundu mu?" diye sordu. Kad?n: "Evet sana selam ediyor, kap?n?n e?i?ini sabit tutman? emrediyor" dedi. Hz. ?smail: "Bu babamd?. E?ik de sensin, seni tutmam?, evlili?imizin devam?n? emrediyor! (Sen yan?mda de?erli idin k?ymetin ?imdi daha da artt?" der ve kad?n ?smail'e on erkek evlad do?urur.) Sonra, Hz. ?brahim Allah'?n diledi?i bir müddet onlardan ayr? kald?. Derken bir müddet sonra yanlar?na geldi. Bu s?rada Hz. ?smail zemzemin yan?nda Devha a?ac?n?n alt?nda kendisine ok yap?yordu. Babas?n? görünce aya?a kalk?p kar??lamaya ko?tu. Baba-o?ul kar??la??nca yapt?klar?n? yapt?lar (kucakla?t?lar, el, yüz, göz öpüldü). Sonra Hz. ?brahim: "Ey ?smail! Allah Teala hazretleri bana ciddi bir i? emretti" dedi. ?smail de: "Rabbinin emretti?i ?eyi yap!" dedi. Hz. ?brahim: "Bu i?te sen yard?m edecek misin?" diye sordu. O da: "Evet sana yard?m edece?im!" diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. ?brahim: "Allah Teala hazretleri bana burada bir Beyt yapmam? emretti!" diyerek atraf?na nazaran yüksekçe bir tepeyi gösterdi." (?bnu Abbas) dedi ki: "?smail'le ?brahim i?te orada Kabe'nin (daha önceki) temellerini yükselttiler. Hz. ?smail ta? getiriyor, Hz. ?brahim de duvarlar? örüyordu. Bina yükselince, Hz. ?smail, babas? için (bugün Makam olarak bilinen) ?u ta?? getirdi. Yükselen duvar? örerken, Hz. ?brahim (iskele olarak) onun üstüne ç?k?yordu. ?smail de ona (a?a??dan) ta? veriyordu. Bu esnada onlar: "Ey Rabbimiz (Bu hizmetimizi) bizden kabul buyur! Sen gören ve bilensin!" diyorlard?." ?bnu Abbas der ki: "Hz. ?smail ve Hz. ?brahim binay? yaparken (zaman zaman) etraf?nda dola?arak: "Ey Rabbimiz (bu hizmetimizi) bizden kabul buyur! Sen i?iten ve bilensin!" (Bakara 127) diye dua ediyorlard?." | Kaynak: Buhari, Enbiya 8
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 4980 | | Ravi: Süheyb | | Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden öncekiler aras?nda bir kral vard?. Onun bir de sihirbaz? vard?. Sihirbaz ya?lan?nca krala: "Ben art?k ya?land?m. Bana bir o?lan çocu?u gönder ve sihir yapmay? ö?reteyim!" dedi. Kral da ö?retmesi için ona bir o?lan gönderdi. O?lan?n geçti?i yolda bir rahip ya??yordu. (Bir gün giderken) rahibe u?ray?p onu dinledi, konu?mas? ho?una gitti. Art?k sihirbaza gittikçe, rahibe u?ruyor, yan?nda (bir müddet) oturup onu dinliyordu. (Bir gün) delikanl?y? sihirbaz, yan?na gelince dövdü. O?lan da durumu rahibe ?ikayet etti. Rahip ona: "E?er sihirbazdan (dövecek diye) korkarsan: "Ailem beni oyalad?!" de; ailenden korkacak olursan, "Beni sihirbaz oyalad?" de!" diye tenbihte bulundu. O bu halde (devam eder) iken, insanlara mani olmu? bulunan büyük bir canavara rastlad?. (Kendi kendine): "Bugün bilece?im; sihirbaz m? efdal, rahip mi efdal!" diye m?r?ldand?. Bir ta? ald? ve: "Allah?m! E?er rahibin i?i, sana sihirbaz?n i?inden daha sevimli ise, ?u hayvan? öldur ve insanlar geçsinler!" deyip, ta?? f?rlatt? ve hayvan? öldürdü. ?nsanlar yollar?na devam ettiler. Delikanl? rahibe gelip durumu anlatt?. Rahib ona: "Evet! Bugün sen benden efdalsin (üstünsün)! Görüyorum ki, yüce bir mertebedesin. Sen imtihan geçireceksin, imtihana maruz kal?nca sak?n benden haber verme!" dedi. O?lan anadan do?ma körleri ve alaca hastal???na yakalananlar? tedavi eder, insanlar? ba?kaca hastal?klardan da kurtar?rd?. Onu kral?n gözleri kör olan arkada?? i?itti. Birçok hediyeler alarak yan?na geldi ve: "E?er beni tedavi edersen, ?unlar?n hepsi senindir" dedi. O da: "Ben kimseyi tedavi etmem, tedavi eden Allah't?r. E?er Allah'a iman edersen, sana ?ifa vermesi için dua edece?im. O da ?ifa verecek!" dedi. Adam derhal iman etti, Allah da ona ?ifa verdi. Adam bundan sonra kral?n yan?na geldi. Eskiden oldu?u gibi yine yan?na oturdu. Kral: "Gözünü sana kim iade etti?" diye sordu. "Rabbim!" dedi. Kral: "Senin benden ba?ka bir rabbin mi var?" dedi. Adam: "Benim de senin de rabbimiz Allah't?r!" cevab?n? verdi. Kral onu yakalat?p i?kence ettirdi. O kadar ki, (gözünü tedavi eden ve Allah'a iman etmesini sa?layan) o?lan?n yerini de gösterdi. O?lan da oraya getirildi. Kral ona: "Ey o?ul! Senin sihrin körlerin gözünü açacak, alaca hastal???n? tedavi edecek bir dereceye ula?m??, neler neler yap?yormu?sun!" dedi. O?lan: "Ben kimseyi tedavi etmiyorum, ?ifay? veren Allah't?r!" dedi. Kral onu da tevkif ettirip i?kence etmeye ba?lad?. O kadar ki, o da rahibin yerini haber verdi. Bunun üzerine rahip getirildi. Ona: "Dininden dön!" denildi. O bunda direndi. Hemen bir testere getirildi. Ba??n?n ortas?na konuldu. Ortadan ikiye bölündü ve iki parças? yere dü?tü. Sonra o?lan getirildi. Ona da: "Dininden dön!" denildi. O da imtina etti. Kral onu da adamlar?ndan baz?lar?na teslim etti. "Onu falan da?a götürün, tepesine kadar ç?kar?n. Zirveye ula?t???n?z zaman (tekrar dininden dönmesini talep edin); dönerse ne ala, aksi takdirde da?dan a?a?? at?n!" dedi. Gittiler onu da?a ç?kard?lar. O?lan: "Allah?m, bunlara kar??, diledi?in ?ekilde bana kifayet et!" dedi. Bunun üzerine da? onlar? sallad? ve hepsi de dü?tüler. O?lan yürüyerek kral?n yan?na geldi. Kral: "Arkada?lar?ma ne oldu?" dedi. "Allah, onlara kar?? bana kifayet etti" cevab?n? verdi. Kral onu adamlar?ndan baz?lar?na teslim etti ve: "Bunu bir gemiye götürün. Denizin ortas?na kadar gidin. Dininden dönerse ne ala, de?ilse onu denize at?n!" dedi. Söylendi?i ?ekilde adamlar? onu götürdü. O?lan orada: "Allah?m, diledi?in ?ekilde bunlara kar?? bana kifayet et!" diye dua etti. Derhal gemileri alabora olarak bo?uldular. Çocuk yine yürüyerek hükümdara geldi. Kral: "Arkada?lar?ma ne oldu?" diye sordu. O?lan: "Allah onlara kar?? bana kifayet etti" dedi. Sonra krala: "Benim emretti?imi yapmad?kça sen beni öldüremeyeceksin!" dedi. Kral: "O nedir?" diye sordu. O?lan: "?nsanlar? geni? bir düzlükte toplars?n, beni bir kütü?e asars?n, sada??mdan bir ok al?rs?n. Sonra oku, yay?n ortas?na yerle?tirir ve: "O?lan?n Rabbinin ad?yla" dersin. Sonra oku bana atars?n, i?te e?er bunu yaparsan beni öldürürsün!" dedi. Hükümdar, hemen halk? bir düzlükte toplad?. O?lan? bir kütü?e ast?. Sada??ndan bir ok ald?. Oku yay?n?n ortas?na yerle?tirdi. Sonra: "O?lan?n Rabbinin ad?yla!" dedi ve oku f?rlatt?. Ok çocu?un ?aka??na isabet etti. Çocuk elini ?aka??na okun isabet etti?i yere koydu ve Allah'?n rahmetine kavu?up öldü. Halk: "O?lan?n Rabbine iman ettik!" dediler. Halk bu sözü üç kere tekrar etti. Sonra krala gelindi ve: "Ne emredersiniz? Vallahi korktu?unuz ba??n?za geldi. Halk o?lan?n Rabbine iman etti!" denildi. Kral hemen yollar?n ba?lar?na hendekler kaz?lmas?n? emretti. Derhal hendekler kaz?ld?. ?çlerinde ate?ler yak?ld?. Kral: "Kim dininden dönmezse onu bunlara at?n!" diye emir verdi. Yahut hükümdara "Sen at!" diye emir verildi. ?stenen derhal yerine getirildi. Bir ara, beraberinde çocu?u olan bir kad?n getirildi. Kad?n oraya dü?mekten çekinmi?ti, çocu?u: "Anneci?im sabret. Zira sen hak üzeresin!" dedi. | Kaynak: Müslim, Zuhd 73, (3005); Tirmizi, Tefsir, Büruc, (3337)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 4981 | | Ravi: Ebu Hureyre | | Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Üç ki?i d???nda hiç kimse be?ikte iken konu?mam??t?r. Bunlar: Hz. ?sa ?bnu Meryem aleyhima's-selam, Cüreyc'in arkada??. Cüreyc, kendini ibadete vermi? abid bir kuldu. Bir manast?ra çekilmi? orada ibadetle me?guldu. Derken bir gün annesi yan?na geldi, o namaz k?l?yordu. "Ey Cüreyc! [Yan?ma gel, seninle konu?aca??m! Ben annenim]" diye seslendi. Cüreyc: "Allah?m! Annem ve namaz?m (hangisini tercih edeyim?)" diye dü?ündü). Namaz?na devama karar verdi. Annesi ça??rmas?n? [her defas?nda üç kere olmak üzere] üç gün tekrarlad?. (Cevap alamay?nca) üçüncü ça??rman?n sonunda: "Allah?m, kötü kad?nlar?n yüzünü göstermedikçe can?n? alma!" diye bedduada bulundu. Ben? israil, aralar?nda Cüreyc ve onun ibadetini konu?uyorlard?. O diyarda güzelli?iyle herkesin dilinde olan zaniye bir kad?n vard?. "Dilerseniz ben onu fitneye atar?m" dedi. Gidip Cüreyc'e sata?t?. Ancak Cüreyc ona iltifat etmedi. Kad?n bir çobana gitti. Bu çoban Cüreyc'in manast?r?(?n dibi)nde bar?nak bulmu? birisiydi. Kad?n onunla zina yapt? ve hamile kald?. Çocu?u do?urunca: "Bu çocuk Cüreyc'ten" dedi. Halk (öfkeyle) gelip Cüreyc'i manast?r?ndan ç?kar?p manast?r? y?kt?lar, [hakaretler ettiler], kendisini de dövmeye ba?lad?lar, (linç edeceklerdi). Cüreyc onlara: "Derdiniz ne?" diye sordu. "?u fahi?e ile zina yapt?n ve senden bir çocuk do?urdu!" dediler. Cüreyc: "Çocuk nerede, (getirin bana?)"dedi. Halk çocu?u ona getirdi. Cüreyc: "B?rak?n beni namaz?m? k?lay?m!" dedi. B?rakt?lar ve namaz?n? k?ld?. Namaz? bitince çocu?un yan?na gitti, karn?na dürttü ve: "Ey çocuk! Baban kim?" diye sordu. Çocuk: "Falanca çoban!" dedi. Bunun üzerine halk Cüreyc'e gelip onu öpüp ok?ad? ve: "Senin manast?r?n? alt?ndan yapaca??z!" dedi. Cüreyc ise: "Hay?r! Eskiden oldu?u gibi kerpiçten yap?n!" dedi. Onlar da yapt?lar. (Üçüncüsü): Bir zamanlar bir çocuk annesini emiyordu. Oradan ?ahlanm?? bir at üzerinde k?l?k k?yafeti güzel bir adam geçti. Onu gören kad?n: "Allah'?m ?u o?lumu bunun gibi yap!" diye dua etti. Çocuk memeyi b?rakarak adama do?ru yönelip bakt? ve: "Allah?m beni bunun gibi yapma!" diye dua etti. Sonra tekrar memesine dönüp emmeye ba?lad?." Ebu Hureyre der ki: "Ben Resulullah (sav)'?, ?ehadet parma??n? a?z?na koyup emmeye ba?layarak, çocu?un emi?ini taklid ederken görür gibiyim." (Resulullah anlatmaya devam etti): "(Sonra annenin yan?ndan) bir kalabal?k geçti. Ellerinde bir cariye vard?. Onu dövüyorlar ve: "(Seni zani seni!) Zina yapars?n, h?rs?zl?k yapars?n ha!" diyorlard?. Cariye ise: "Allah bana yeter, o ne iyi vekildir!" diyordu. Çocu?un annesi: "Allah?m çocu?umu bunun gibi yapma!" dedi. Çocuk yine emmeyi b?rakt?, cariyeye bakt? ve: "Allah?m beni bunun gibi yap!" dedi. ??te burada anne,evlat kar??l?kl? konu?maya ba?lad?lar: [Anne dedi ki: "Bo?az? t?kanas?ca! K?yafeti güzel bir adam geçti. Ben: "Allah?m, o?lumu bunun gibi yap" dedim. Sen: "Allah?m! Beni bunun gibi yapma!" dedin. Yan?m?zdan cariyeyi döverek, zina ve h?rs?zl?k yapt???n? söyleyerek geçenler oldu. Ben: "Allah?m, o?lumu bunun gibi yapma" dedim. Sen ise: "Allah?m, beni bunun gibi yap!" dedin."] O?lu ?u cevab? verdi: "Güzel k?yafetli bir adam geçti. Sen: "Allah?m, o?lumu bunun gibi yap!" dedin, ben ise: "Allah?m beni bunun gibi yapma!" dedim. Yan?n?zdan bu cariyeyi geçirdiler. Onu hem dövüp hem de: "Zina ettin, h?rs?zl?k ettin!" diyorlard?. Sen: "Allah?m, o?lumu bunun gibi yapma! "dedin. Ben ise: "Allah?m, beni bunun gibi yap!" dedim. (Sebebini aç?klayay?m): O atl? adam cebbar zalimin biriydi. Ben de: "Allah?m beni böyle yapma!" dedim. "Zina ettin, h?rs?zl?k yapt?n!" dedikleri ?u zavall? cariye ise ne zina yapm??t?, ne de çalm??t?! Ben de "Alah?m beni bunun gibi yap!" dedim." [Metin Müslim'den al?nmal?d?r.] | Kaynak: Buhari, Enbiya 50, Amel f?'s-Salat 7; Müslim, Birr 7, 8, (2550)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 4982 | | Ravi: ?bnu Ömer | | Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden önce ya?ayanlardan üç ki?i yola ç?kt?lar. (Ak?am olunca) geceleme ihtiyac? onlar? bir ma?araya s???nd?rd? ve içine girdiler. Da?dan (kayan) bir ta? yuvarlan?p, ma?aran?n a?z?n? üzerlerine kapad?. Aralar?nda: "Bizi bu kayadan, salih amellerinizi ?efaatçi k?larak Allah'a yapaca??n?z dualar kurtarabilir!" dediler. Bunun üzerine birincisi ?öyle dedi: "Benim ya?l?, ihtiyar iki ebeveynim vard?. Ben onlar? çok kollar, ak?am olunca onlardan önce ne ailemden ne de hayvanlar?mdan hiçbirine yedirip içirmezdim. Bir gün a?aç arama i?i beni uzaklara att?. Eve döndü?ümde ikisi de uyumu?tu. Onlar için sütlerini sa?d?m. Hala uyumakta idiler. Onlardan önce aileme ve hayvanlar?ma yiyecek vermeyi uygun bulmad?m, onlar? uyand?rmaya da k?yamad?m. Gecikti?im için çocuklar ayaklar?m?n aras?nda k?vran?yorlard?. Ben ise süt kaplar? elimde, onlar?n uyanmalar?n? bekliyordum. Derken ?afak söktü: " Ey Allah?m! Bunu senin r?zan için yapt???m? biliyorsan, bizim yolumuzu kapayan ?u ta?tan bizi kurtar!" Ta? bir miktar aç?ld?. Ama ç?kacaklar? kadar de?ildi. ?kinci ?ah?s ?öyle dedi: "Ey Allah?m! Benim bir amca k?z?m vard?. Onu herkesten çok seviyordum. Ondan kam almak istedim. Ama bana yüz vermedi. Fakat gün geldi k?tl??a u?rad?, bana ba?vurmak zorunda kald?. Ona, kendisini bana teslim etmesi mukabilinde yüz yirmi dinar verdim; kabul etti. Arzuma nail olaca??m s?rada: "Allah'?n mührünü, gayr-? me?ru olarak bozman sana haramd?r!" dedi. Ben de ona temasta bulunmaktan kaç?nd?m ve insanlar aras?nda en çok sevdi?im kimse oldu?u halde onu b?rakt?m, verdi?im alt?nlar? da terkettim. Ey Allah?m, e?er bunlar? senin ma-y? ?erifin için yapm??sam, bizi bu s?k?nt?dan kurtar." Kaya biraz daha aç?ld?. Ancak onlar ç?kabilecek kadar aç?lmad?. Üçüncü ?ah?s dedi ki: "Ey Allah?m, ben i?çiler çal??t?r?yordum. Ücretlerini de derhal veriyordum. Ancak bir tanesi [bir farak pirinçten ibaret olan] ücretini almadan gitti. Ben de onun paras?n? onun ad?na i?letip kar ettirdim. Öyle ki çok mal? oldu. Derken (y?llar sonra) ç?kageldi ve: "Ey Abdullah! Bana olan borcunu öde!" dedi. Ben de: "Bütün ?u gördü?ün s???r, davar, deve, köleler senindir. Git bunlar? al götür!" dedim. Adam: "Ey Abdullah, benimle alay etme!" dedi. Ben tekrar: "Ben kesinlikle seninle alay etmiyorum. Git hepsini al götür!" diye tekrar ettim. Adam hepsini ald? götürdü. "Ey Allah?m, e?er bunu senin r?zan için yapt?ysam, bize ?u halden kurtulu? nasip et!" dedi. Kaya aç?ld?, ç?k?p yollar?na devam ettiler." | Kaynak: Buhari, Enbiya 50, Büyu 98, ?care 12, Hars 13, Edeb 5; Müslim, Zikr 100, (2743); Ebu Davud, Büyu 29,
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 4983 | | Ravi: ?bnu Ömer | | Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Sizden önce ya?ayanlar aras?nda Kifl ad?nda biri vard?. Bildi?inden hiç ?a?mazd?. ?htiyaç içinde oldu?unu bildi?i bir kad?na gelerek, altm?? dinar verdi. Kad?ndan kam almak üzere te?ebbüse geçince kad?n, titredi ve a?lad?. "Niye a?l?yorsun?" diye sorunca, kad?n: "Bu benim hiç yapmad???m (haram) bir amel. Bu günaha beni raz? eden de fakr?md?r!" dedi. Adam da: "Yani sen ?imdi Allah korkusuyla m? a?l?yorsun? Öyleyse, Allah'tan korkmaya ben senden daha lay?k?m! Haydi git, verdi?im para da senin olsun. Vallahi ben bundan böyle Allah'a hiç asi olmayaca??m!" dedi. Adam o gece öldü. Sabah, kap?s?nda ?u yaz?l? idi: "Allah Kifl'i ma?firet etti!" Halk bu duruma ?a??rd? kald?. Allah o devrin peygamberine Kifl'in durumunu vahyen bildirinceye kadar ?a?k?nl?k devam etti." | Kaynak: Tirmizi, K?yamet 49, (2498)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 4984 | | Ravi: Ebu Vail | | Tanım: Ebu Vail, Rebia kabilesinden el-Haris ?bnu Yezid el-Bekri ad?nda bir adamdan naklen anlat?yor: "Medine'ye gelmi?tim, Resulullah (sav)'?n yan?na gittim. Mescid, cemaatle dolu idi. Orada dalgalanan siyah bayraklar vard?. Hz. Bilal (ra) k?l?c?n? ku?anm??, Resulullah ()'?n yan?nda duruyordu. Ben: "Bu insanlar?n derdi ne, (ne oluyor)?" diye sordum. "Resulullah (sav) Amr ?bnu'l-As'?, Rebia'ya do?ru göndermek istiyor, (onun haz?rl??? var)!" dediler. Ben: "Ad elçisi gibi olmaktan Allah'a s???n?r?m" dedim. Aleyhissalatu vesselam: "Ad elçisi de nedir?" buyurdular. Ben: "Bunu çok iyi bilen kimseye dü?tünüz. Ad (kavmi) k?tl??a u?ray?nca Kayl'? kendileri için su aramaya gönderdi. Kayl da, Bekr ?bnu Muaviye'ye u?rad?. O, buna ?arap içirdi ve Mekke'de o s?ralarda seslerinin ve tegannisinin güzelli?iyle me?hur Cerade isminde iki cariye de ?ark?lar söyledi. [Bu suretle bir ay kadar kald?ktan sonra], Mühre (?bnu Haydan kabilesinin) da??na müteveccihen oradan ayr?ld?. Dedi ki: "Ey Allah?m! Ben sana ne tedavi edece?im bir hasta, ne de fidyesini ödeyece?im bir esir için gelmedim. Sen kulunu, sulay?c? oldu?un müddetçe sula. Onunla birlikte Bekr ?bnu Muaviye'yi de sula. -Böylece kendisine içirdi?i ?arap için ona te?ekür eder." Bunun üzerine onun için üç parça bulut yükseltildi. Biri k?z?l, biri beyaz, biri de siyah. Ona: "Bunlardan birini seç!" denildi. O, bunlardan siyah olan?n? seçti. Ona: "Ad kavminden tek ki?iyi b?rakmay?p helak edecek bu bulutu toz duman olarak al!" denildi." Bunu söyleyince (sav): "(Onlara) sadece ?u -yüzük halkas?- miktar?nda rüzgar gönderildi" buyurdular ve arkas?ndan ?u mealdeki ayet-i kerimeyi tilavet ettiler: "Ad (kavminin helak edilmesinde) de (ibret vard?r). Hani onlar?n üzerine o k?s?r rüzgar? göndermi?tik. Öyle bir rüzgar ki, her u?rad??? ?eyi (yerinde) b?rakm?yor, mutlaka onu kül gibi savuruyordu" (Zariyat 41-42). | Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Zariyat, (3269, 3270)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 4985 | | Ravi: Ebu Hureyre | | Tanım: Resulullah (sav) buyurdular ki: "Beni ?srail'den üç ki?i vard?: Biri alatenli, biri kel, biri de ama. Allah bunlar? imtihan etmek istedi. Bu maksadla onlara (insan suretinde) bir melek gönderdi. Melek önce alatenliye geldi. Ve: "En çok neyi seversin?" dedi. Adam: "Güzel bir renk, güzel bir cild, insanlar? benden tiksindiren halin gitmesini!" dedi. Melek onu meshetti. Derken çirkinli?i gitti, güzel bir renk, güzel bir cild sahibi oldu. Melek ona tekrar sordu: "Hangi mala kavu?may? seversin?" "Deveye!" dedi, adam. An?nda ona on ayl?k hamile bir deve verildi. Melek: "Allah bunlar? sana mübarek k?ls?n!" deyip (kayboldu) ve kelin yan?na geldi. "En ziyade istedi?in ?ey nedir?" dedi. Adam: "Güzel bir saç ve halk? ikrah ettiren ?u halin benden gitmesi" dedi. Melek, keli elleriyle meshetti, adam?n keli gitti. Kendisine güzel bir saç verildi. Melek tekrar; "En çok hangi mal? seversin?" diye sordu. Adam: "S???r?!" dedi. Hemen kendisine hamile bir inek verildi. Melek: "Allah bu s???r? sana mübarek k?ls?n!" diye dua etti ve aman?n yan?na gitti. Ona da: "En çok neyi seversin?" diye sordu. Adam: "Allah'?n bana gözümü vermesini ve insanlar? görmeyi!" dedi. Melek onu meshetti ve Allah da gözlerini an?nda iade etti. Melek ona da: "En çok hangi mal? seversin?" diye sordu. Adam: "Koyun!" dedi. Derhal do?urgan bir koyun verildi. "Derken s???r ve deve yavrulad?lar, koyun da kuzulad?. Çok geçmeden birinin bir vadi dolu?u develeri, di?erinin bir vadi dolu?u s???rlar?, öbürünün de bir vadi dolusu koyunlar? oldu. Sonra melek, alatenliye, onun eski hali ve heyetine bürünmü? olarak geldi ve: "Ben fakir bir kimseyim, yola devam imkanlar?m kesildi. ?u anda Allah ve senden ba?ka bana yard?m edecek kimse yok! Sana ?u güzel rengi, ?u güzel cildi ve ?u mal? veren Allah a?k?na bana bir deve vermeni talep ediyorum! Ta ki onunla yoluma devam edebileyim" dedi. Adam: "(Olmaz öyle ?ey, onda nicelerinin) haklar? var!" dedi ve yard?m talebini reddetti. Melek de: "Sanki seni tan?yor gibiyim! Sen alatenli, herkesin ikrah etti?i, fakir birisi de?il miydin? Allah sana (s?hhat ve mal) verdi" dedi. Ama adam: "(Çok konu?tun!) Ben bu mal? büyüklerimden tevarüs ettim!" diyerek onu tersledi. Melek de: "E?er yalanc? isen Allah seni eski haline çevirsin!" dedi ve onu b?rakarak kel'in yan?na geldi. Buna da onun eski halinde kel birisi olarak göründü. Ona da öbürüne söylediklerini söyleyerek yard?m talep etti. Bu da önceki gibi talebi reddetti. Melek buna da: "E?er yalanc?ysan Allah seni eski haline çevirsin!" deyip, amaya u?rad?. Buna da onun eski hali heyeti üzere (yani bir ama olarak) göründü. Buna da: "Ben fakir bir adam?m, yolcuyum, yola devam etme imkan? kalmad?. Bugün, evvel Allah sonra senden ba?ka bana yard?m edecek yok! Sana gözünü iade eden Allah a?k?na senden bir koyun istiyorum; ta ki yolculu?uma devam edebileyim!" dedi. Ama cevaben: "Ben de ama idim. Allah gözümü iade etti, fakirdim (mal verip) zengin etti. ?stedi?ini al, istedi?ini b?rak! Vallahi, bugün Allah ad?na her ne al?rsan, sana zorluk ç?karmayaca??m!" dedi. Melek de: "Mal?n hep senin olsun! Sizler imtihan olundunuz. Senden memnun kal?nd? ama di?er iki arkada??na gadap edildi" dedi (ve gözden kayboldu)." | Kaynak: Buhari, Enbiya 50; Müslim, Zühd 10, (2964)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 4986 | | Ravi: Ebu Hureyre | | Tanım: Resulullah (sav) Beni ?srail'den bin dinar borç para isteyen bir kimseden bahsetti. Beni ?srail'den borç talep etti?i kimse: "Bana ?ahidlerini getir, onlar?n huzurunda vereyim, ?ahid olsunlar!" dedi. ?steyen ise: "?ahid olarak Allah yeter!" dedi. Öbürü: "Öyleyse bana kefil getir" dedi. Berikisi "Kefil olarak Allah yeter" dedi. Öbürü: "Do?ru söyledin!" dedi ve belli bir vade ile paray? ona verdi. Adam deniz yolculu?una ç?kt? ve ihtiyac?n? gördü. Sonra borcunu vadesi içinde ödemek maksad?yla geri dönmek üzere bir gemi arad?, ama bulamad?. Bunun üzerine bir odun parças? al?p içini oydu. Bin dinar? sahibine hitabeden bir mektupla birlikte oyu?a yerle?tirdi. Sonra oyu?un a?z?n? kapay?p düzledi. Sonra da denize getirip: "Ey Allah?m, biliyorsun ki, ben falandan bin dinar borç alm??t?m. Benden ?ahid istedi?inde ben: "?ahid olarak Allah yeter!" demi?tim. O da ?ahid olarak sana raz? oldu. Benden kefil isteyince de: "Kefil olarak Allah yeter!" demi?tim. O da kefil olarak sana raz? olmu?tu. Ben ise ?imdi, bir gemi bulmak için gayret ettim, ama bulamad?m. ?imdi onu sana emanet ediyorum!" dedi ve odun parças?n? denize att? ve odun denize gömüldü. Sonra oradan ayr?l?p, kendini memleketine götürecek bir gemi aramaya ba?lad?. Borç veren kimse de, paras?n? getirecek gemiyi beklemeye ba?lad?. Gemi yoktu ama, içinde paras? bulunan odun parças?n? buldu. Onu ailesine odun yapmak üzere ald?. (Testere ile) parçalay?nca paray? ve mektubu buldu. Bir müddet sonra borç alan kimse geldi. Bin dinarla adama u?rad? ve: "Mal?n? getirmek için aral?ks?z gemi arad?m. Ancak beni getirenden daha önce gelen bir gemi bulamad?m" dedi. Alacakl?: "Sen bana bir ?eyler göndermi? miydin?" diye sordu. Öbürü: "Ben sana, daha önce bir gemi bulamad???m? söyledim" dedi. Alacakl?: "Allah Teala hazretleri, senin odun parças? içerisinde gönderdi?in paray? sana bedel ödedi. Bin dinar?na kavu?mu? olarak dön" dedi." | Kaynak: Buhari, Kefalet 1, (muallak olarak), Büyu 10 (muallak ve mevsul olarak), ?sti'zan 25 (muallak olarak
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 4987 | | Ravi: Selman | | Tanım: Hz. ?sa ile Hz. Muhammed aleyhimessalatu vesselam aras?ndaki fetret alt? yüz senedir. | Kaynak: Buhari, Menak?bu'l-Ensar 53
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 4988 | | Ravi: ?bnu Abbas | | Tanım: ?ranl?lar?n peygamberi vefat etti?i zaman, ?blis, onlara Mecusilik dinini yazd?." [Bu rivayet, elde mütedavil Ebu Davud nüshalar?nda bulunmam??t?r.] | Kaynak:
Gönder | Yazdır ] | |
Sayfa Seçin:
1 2  |