| Hadis No : 5528 | | Ravi: Enes | | Tanım: Resulullah (sav)'?, berber onu t?ra? ederken gördüm. Ashab? etraf?n? çevirmi?ti. Aleyhissalatu vesselam'?n tek k?l?n?n yere dü?mesini istemiyorlar, birinin eline dü?sün istiyorlard?. | Kaynak: Müslim, Fezail 75, (2325)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 5527 | | Ravi: Ebu Cuhayfe | | Tanım: Resulullah (sav)'? gördüm, sadece alt duda??nda yani anfetesinde beyaz gördüm. | Kaynak: Buhari, Menak?b 23; Müslim, Fezail 106, (2342)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 5526 | | Ravi: Enes | | Tanım: Anlatt???na göre, "Resulullah (sav)'a saç?ndaki aklardan sorulunca (Enes) ?öyle cevap vermi?tir: "Allah O'nu, beyazla çirkinle?tirmemi?tir." Bir rivayette de ?öyle demi?tir: "O, ki?inin ba??nda ve sakal?nda bulunan beyazlar? yolmas?n? mekruh addederdi. Ve [Enes (ra)]: "Resulullah (sav) saçlar?n? boyamad?. Beyaz k?l (onda nadirdi ve sadece) alt duda??nda, ?akaklar?nda ve ba??nda bir nebzecik vard?" derdi. | Kaynak: Müslim, Fezail 104,105, (2341)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 5525 | | Ravi: ?bnu Abbas | | Tanım: Ehl-i Kitap saçlar?n? düz sal?nmaya b?rak?rlar, mü?rikler de ay?r?rlard?. Resulullah (sav) ise (vahiy yoluyla) emredilmedi?i hususlarda Ehl-i Kitab'a uygun hareket etmekten ho?lan?rd?. Bu sebeple saç?n? aln?ndan serbest b?rakt?. Bilahare (bütün mü?rikler Müslüman olduktan sonra) saçlar?n? (aln?ndan) ay?rd?. | Kaynak: Buhari, Libas 70, Menak?b 23, Fezailu'l-Ashab 52; Müslim, Fezail 90, (2336); Ebu Davud, Tereccül 10,
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 5524 | | Ravi: Ali | | Tanım: Ali'nin evladlar?ndan Muhammed'in o?lu ?brahim anlat?yor: "Hz. Ali (ra) Resulullah (sav)'? vasfetti?? zaman ?öyle derdi: "Resulu-i Ekrem (sav) efendimiz çok uzun boylu olmad??? gibi, (azalar?) birbirine girmi? k?sa boylu da de?ildi, orta boylu bir insand?. Saçlar? k?v?rc?k de?ildi, düz de de?ildi, dalgal?yd?. ?i?man de?ildi, yuvarlak yüzlü de de?ildi, yanaklar? uzuncayd?. Rengi k?rm?z?ya çalan, beyazd?. Gözleri siyah ve kirpikleri uzundu, go?sünde göbe?ine kadar inen k?ldan bir hat vard?. El ve ayaklar?n?n parmaklar? kal?ncayd?. Eklem yerleri ve iki küre?in birle?me yeri olan omurga iri idi. Bir tarafa dönünce (sadece ba??n? çevirmez) bütün vücudunu çevirirdi. Yürüyünce, yamaçtan iniyormu?cas?na öne meylederek yürürdü. ?ki omuzu aras?nda peygamberlik mührü vard?. O, peygamberlerin mührü (sonuncusu) idi. ?nsanlann en iyi kalplisi, en ?ecaatlisi ve en do?ru sözlüsü idi. O ahlakça herkesten yüce, mua?ere yönüyle de en geçimlisi idi. Onu aniden gören ondan heybet duyard?; bilerek beraber olan, kalpten severdi. Onu vasfeden ?öyle derdi: "Ben ne O'ndan önce, ne de O'ndan sonra O'nun gibisini görmedim." Resul-i Ekrem çabuk konu?mazd?; her i?itenin anlayaca?? ?ekilde teker teker konu?urdu." | Kaynak: Tirmizi, Menak?b 19, (3642)
Gönder | Yazdır ] | |
|