| Hadis No : 5548 | | Ravi: ?bnu Abbas | | Tanım: Cinler semaya yükselip, orada vahyi dinliyorlard?. Bir tek kelime i?itince, ona doksan dokuz tane de (kendilerinden) ilave ediyorlard?. O tek kelime hak, ilave edilenler bat?ld?. Resulullah (sav) gönderilince, semadaki yerlerine yükselmeleri ?ihablarla (gökta?lar?) önlendi. Bundan önce gökte ?ihablar (bu kadar çok) at?lmazd?. ?blis onlara: "Nedir bu? Herhalde mühim bir hadise var!" dedi. Askerlerini gönderdi. Onlar Resulullah (sav)'? Mekke'de iki da??n aras?nda namaz k?lyor buldular, ?blis'e tekrar dönüp gördüklerini haber verdiler. O da: "Arzda meydana gelen hadise i?te bu! (Sizin semadan haber alman?z bu sebeple engelleniyor)" dedi. | Kaynak: Tirmizi, Tefsir, Cin (3321)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 5547 | | Ravi: ?bnu Abbas | | Tanım: Bana Ebu Süfyan ?bnu Harb anlatt? ve dedi ki: "Resulullah (sav) ile aram?zda sulh(-u Hudeybiye) oldu?u bir s?rada ?am'a gitmi?tim. Ben orada iken, Herakliyus'a, Resulullah (sav)'dan bir mektup getirildi. Mektubu D?hyetu'l-Kelbi getirmi?ti. Onu Busra emirine teslim etti. O da, Rum Kral? Herakliyus'a ula?t?rd?. Herakliyus: "Peygamber oldu?unu zanneden ?u adam?n kavminden buralarda birileri var m??" diye sordu. Ona "evet var!" dediler ve ben bir grup Kurey?liyle birlikte ça??r?ld?m. Yan?na girdik. Bizi önüne oturttu. "Ona nesebce en yak?n olan kimdir?" dedi. Ben at?ld?m: "Benim!" dedim. Bunun üzerine beni, arkada?lar?m arkamda kalacak ?ekilde önüne oturttu. Sonra tercüman?n? getirtti. "?unlara söyle, ben ?una, o peygamber oldu?unu zanneden kimse hakk?nda soraca??m. E?er cevaplar?nda bana yalan söylemeye kalkarsa, onu tekzib etsinler!" dedi. Ebu Süfyan der ki: "Allah'a yemin olsun. E?er yalan?m, aleyhime tesir has?l eder korkusu olmasayd?, cevaplar?m s?ras?nda yalan söylerdim. Sonra Herakliyus, tercüman?na: "Sor ?una! O zat?n aran?zdaki nesebi nas?ld?r?" dedi. Ben: "O, aram?zda asil bir nesebe sahiptir" dedim. O tekrar sordu: "Onun ecdad? aras?nda kral var m??" "Yok!" dedim. "Siz onu bu iddias?ndan önce hiç yalanla itham ettiniz mi?" dedi. Ben: "Hay?r!" dedim. "Ona insanlar?n e?raf tak?m? m? tabi oluyor, zay?flar tak?m? m??" dedi. "Zay?flar tak?m?!" dedim. "Art?yorlar m? azal?yorlar m??" dedi. Ben: "Eksilmiyorlar, bilakis art?yorlar" dedim. O tekrar sordu: "Dine girdikten sonra ho?nutsuzlukla dininden vazgeçen, irtidad eden oldu mu?" "Hay?r!" dedim. "Onunla hiç sava?t?n?z m??" dedi. Ben: "Evet!" dedim. "Onunla sava??n?z nas?l oldu?" dedi. "Harb onunla bizim aram?zda münavebeli oldu. O bize kar?? kazand?, biz de ona kar?? kazand?k!" dedim. "Verdi?i sözden cayd??? oldu mu?" dedi. "Hay?r! Ancak, aram?zda bir sulh var, bu esnada ne yapacak bilmiyoruz!" dedim. Ebu Süfyan der ki: "Allah'a yemin olsun o konu?mam?z esnas?nda, (aleyhte) bundan ba?ka bir ?ey söyleme imkan? bulamad?m." Herakliyus sormaya devam etti: "Muhammed'den önce bu sözü söyleyen bir ba?kas? var m?yd??" dedi. "Hay?r!" dedim. Bunun üzerine tercüman?na: "Söyle ona! Ben sana "aran?zdaki nesebi" nden sordum, sen onun asaletli biri oldu?unu söyledin, i?te peygamberler de böyledir, hep kavimleri aras?nda neseb sahiplerinden gönderilirler. Ben sana "ecdad? içinde kral var m??" diye sordum "yok!" dedin. Ben de "e?er ecdad? aras?nda bir kral olsayd? bu ecdad?n?n kraliyetini arayan bir adam" diyecektim. Ben, "O'na tabi olanlar"dan sordum: "Cemiyetin zay?f tak?m? m? yoksa e?raf kesimi mi?" diye. Sen "zay?flar!" dedin. Peygamberlere tabi olanlar i?te bunlard?r. Ben sana "bu iddas?ndan önce onu hiç yalanla itham ettiniz mi?" diye sordum, sen "hay?r!" dedin. Böylece anlad?m ki o, ne insanlara ne de Allah'a yalan söyleyecek biri de?ildir. Ben sana "dine girdikten sonra, ho?nut olmayarak dininden dönen oldu mu?" diye sordum, sen "hay?r!" dedin, iman böyledir, onun ne?esi kalplere bir girdi mi, bir daha solmaz. Ben senden "onlar art?yorlar m?, eksiliyorlar m??" diye sordum, sen artt?klar?n? söyledin, iman i?i böyledir, tamamlan?ncaya kadar artarlar. Ben sana "onlarla sava?t?n?z m??" diye sordum, sen sava?t???n?z?, sava??n aran?zda münavebeli cereyan etti?ini, onlar?n size, sizin de onlara galebe çald???n?z? söyledin. Peygamberler de böyledir, imtihandan geçirilir, sonunda akibet onlar?n olur. Ben sana "verdi?i sözden döndü?ü olur mu?" dedim, sen olmad???n? söyledin. Peygamberler de böyledir, sözlerinden dönmezler. Ben, "bu idday? ondan önce söyleyen oldu mu?" diye sordum. Sen "hay?r!" dedin. Ben "E?er bu sözü ondan önce biri söylemi? olsayd?, 'bu adam, kendinden önce söylenmi? bir sözü tamamlamaya çal??an birisi' diyecektim." Herakliyus sonra: "Size ne emrediyor?" diye tekrar soru sordu. Biz: "Namaz, zekat, s?la-i rahim ve iffet" dedik. Bunun üzerine Herakliyus dedi ki: "E?er, senin söylediklerin gerçekse, O peygamberdir! Ben onun ç?kaca??n? biliyordum. Ancak sizin aran?zdan ç?kaca??n? zannetmiyordum. E?er, O'na kavu?abilece?imden emin olsam kar??la?may? çok isterdim. Yan?nda olsayd?m, ayaklar?na su dökerdim. O'nun hakimiyeti, ayaklar?m?n alt?nda olan ?u diyarlara kadar uzanacakt?r." Sonra Resulullah (sav)'?n mektubunu getirtti ve okuttu. ?öyle diyordu: "Bismillahirrahmanirrahim. Allah'?n elçisi Muhammed'den Rum'un büyü?ü Herakliyus'a. Selam hidayete tabi olanlara olsun. Emma ba'd! Seni ?slam'a ça??r?yorum. ?slam'a gir, selameti bul! Allah da ecrini iki kat versin. Yüz çevirirsen, bütün tebean?n günah? üzerine olsun. "Ey Ehl-i Kitap! Sizinle bizim aram?zda mü?terek olan bir söze gelin: Allah'tan ba?kas?na ibadet etmeyelim. Ona hiçbir ?eyi ortak ko?mayal?m, Allah'? b?rak?p da birbirimizi Rabb edinmeyelim. E?er onlar yüz çevirirse siz deyin ki: "?ahit olun, biz Müslümanlar?z" (Al-i ?mran 64). Herakliyus, mektubun okunu?unu tamamlay?nca, yan?nda sesler yükseldi ve gürültüler artt?. Bize emretti, ç?kar?ld?k. Ben arkada?lar?ma: "?bnu Ebi Keb?e'nin i?i ciddidir. ?u Beni Asfer'in (Rumlar?n) kral? ondan korkuyor!" dedim. Allah ?slam? bana nasib edinceye kadar onun galip gelece?i inanc?m ta??d?m. Herakliyus, ileri gelen cemaatini hep davet etti, kendine ait saraylar?n birinde topland?lar. Onlara: "Ey Rum cemaati! Ebedi bir kurtulu?unuz ve ?u saltanat?n?z?n bekas?na ne dersiniz?" dedi. Bunun üzerine, hep birden vah?i e?ekler gibi ürküp kap?lara ko?tular. Ancak hepsini kapat?lm?? buldular. Herakliyus onlar? geri ça??rd?. "Ben sizin dindeki salabetinizi imtihan ettim. Sizde gördü?üm durum ho?uma gitti!" dedi. Bunun üzerine, ona secde ettiler ve ondan raz? oldular." | Kaynak: Buhari, Bed'ü'l-Vahy 1, ?man 37, ?ehadat 28, Cihad 11, 99, 102, 122, Cizye 13, Tefsir Al-i ?mran 4,
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 5546 | | Ravi: Ebu Musa | | Tanım: Habe?istan'?n sahibi (kral?) Neca?i merhumu i?ittim, demi?ti ki: "Ben ?ehadet ederim ki Muhammed Allah'?n resulüdür. O, Hz. ?sa (as)'n?n gelece?ini müjdeledi?i zatt?r. E?er ben, ?u saltanat?n ba??nda olmasayd?m ve üzerimdeki insanlarla ilgili yük bulunmasayd? onun ayakkab?lar?n? ta??mak üzere yan?na giderdim." | Kaynak: Ebu Davud, Cenaiz 62, (3205)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 5545 | | Ravi: Abdullah ?bnu Selam | | Tanım: Tevrat'ta Hz. Muhammed (sav)'in s?fat? ve ?sa ibnu Meryem'in de O'nunla birlikte defnedilece?i yaz?l?d?r. Ebu Mevdud el-Medeni der ki: (Resulullah'?n kabrinin bulundu?u) hücrede bir kabir yeri var." | Kaynak: Tirmizi, Menak?b 3, (3621)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 5544 | | Ravi: Ata ?bnu Yesar | | Tanım: Abdullah ?bnu Amr ?bni'l-As (ra)'a rastlad?m ve: "Resulullah (sav)'?n Tevrat'ta zikredilen vas?flar?n? bana söyle" dedim. Bunun üzerine hemen: "Pekala dedi ve devam etti: Allah'a yemin olsun! O, Kur'an'da geçen baz? s?fatlar?yla Tevrat'ta da mevsuftur (ve ?öyle denmi?tir): "Ey Peygamber, biz seni insanlara ?ahid, müjdeleyici ve korkutucu (Ahzab 45) ve ümmiler için de koruyucu olarak gönderdik. Sen benim kulum ve elçimsin. Ben seni mütevekkil diye tesmiye ettim. O, ne kat? kalpli, ne de kaba biri de?ildir. Çar?? pazarda rastgele ba??r?p ça??rmaz. Kötülü?ü kötülükle kald?rmaz, bilakis affeder, ba???lar. Allah, bozulmu? dini onunla tam olarak ikame etmeden onunla kör gözleri, sa??r kulaklar?, paslanm?? kalpleri açmadan onun ruhunu kabzetmez." | Kaynak: Buhari, Büyu 50, Tefsir, Feth 3
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 5543 | | Ravi: Ali | | Tanım: Babam anlatm?? ve demi?ti ki: "Kurey? büyüklerinden bir grupla ?am'a gitmi?tik; beraberimde Muhammed (sav) de vard?. Yolda bir rahib(in manast?r?n)a yakla?t?k ve yak?n?na konaklad?k. Develerimizi çözmü?tük ki rahib yan?m?za geldi. Daha önceki geli?lerimizde yan?m?za hiç u?ramam??t?. Aram?zda dola?maya ba?lad? ve Muhammed'i (bulup) elinden tuttu ve: "Bu alemlerin efendisidir!" dedi. Kurey? büyükleri ona: "Bu söyledi?ini nereden biliyorsun?" diye sordular. Adam: "Ben onun s?fat ve evsaf?n? bize indirilen kitapta bulmu?um! Nitekim siz yakla?t???n?z zaman, O'na secde etmedik ne ta?, ne a?aç kald?, hepsi de secde ettiler. Bu cans?z ?eyler ancak bir peygambere secde ederler. Ben O'nu ayr?ca peygamberlik mührüyle de biliyorum, bu mühür omuz ba??ndaki düz kemi?in ba? k?sm?n?n a?a??s?nda bulunur, elma büyüklü?ündedir" dedi. Sonra bizden ayr?ld?, yemek haz?rlay?p getirdi. Muhammed o s?rada, develeri gözetliyordu. Yan?m?za geldi?inde üzerinde ona gölge yapan bir bulut vard?. Yakla??nca, halk?n kendinden önce a?ac?n gölgesini kapt?klar?n? gördü. O da güne?te oturdu. A?ac?n gölgesi, üzerine meyletti, onlar güne?te kald?lar. Rahib: "Bak?n, a?ac?n gölgesi O'nun üzerine meyletti" dedi. Rahib onlar?n yan?nda iken, bu çocu?u Allah a?k?na Rum (diyar?n)a götürmeyin diye ricada bulundu ve: "E?er O'nu götürürseniz, ta??d??? s?fatlar?yla O'nu tan?rlar ve öldürürler" dedi. O, bu hususta Allah'?n ad?n? vererek onlara ricada bulunurken, yan taraf?na bir göz att?. Manast?r?na do?ru gelen yedi rum gördü. Onlar? kar??lad? ve: "Niye geldiniz?" dedi. "Rahiplerimiz bize Araplar aras?nda ç?kacak bir peygamberin bu ayda memleketimize do?ru gelmekte oldu?unu söylediler. (Buralara giri? sa?layan) her yola bir grup insan ç?kar?ld?. Biz de senin su yoluna gönderildik" dediler. Rahip: "Sizden daha hay?rl? birini geride b?rakt?n?z m??" dedi. Onlar: "O ?ahs?n senin yolunun üzerinde oldu?u bize haber verildi!" dediler. Rahip: "Allah'?n icra etmek istedi?i bir i? hakk?nda ne dersiniz, insanlardan bunu geri çevirebilecek biri var m??" diye sordu. Onlar: "Hay?r!" dediler. Rahip: "Öyleyse ?u kimseye biat edin. Zira bu , gerçek peygamberdir" dedi. Onlar da ona biat ettiler, rahiple birlikte orada kald?lar. Sonra rahip bize döndü, ve: "Allah için söyleyin, bunun velisi kim?" dedi. Beni kastederek: "?u" dediler. Rahib bana hususi ?ekilde, geri dönmemiz için ricada bulundu. Ben de O'nu içlerinde, Hz. Ebu Bekr'in gönderdi?i, Bilal'in de bulundu?u bir grup kimse ile geri çevirdim. Rahip O'na kek ve zeytinya??ndan az?k koydu." [Bu rivayeti Tirmizi, (Menak?b 5, (3624) Ebu Musa el-E?'arî (ra)'den tahric etmi?tir. Rivayete: "Ebu Talib ?am için yola ç?kt?..." diye ba?lar ve yukar?da kaydedildi?i ?ekilde zikreder. Yukar?daki metni Rezin, Hz. Ali (ra)'nin babas?ndan rivayet olarak, kaydedilen elfazla tahric etmi?tir.] | Kaynak: Tirmizi, (Menak?b 5, (3624); Rezin
Gönder | Yazdır ] | |
|