| Hadis No : 1734 | | Ravi: Hasan Basri | | Tanım: Hasan ?bnu Ali, vallahi Hz. Muaviye (ra)'yi da?lar gibi büyük askeri birliklerle kar??lad?. Bunun üzerine Amr ?bnu'l-As, Hz. Muaviye'ye: "Ben vallahi, öyle askeri birlikler görüyorum ki, bunlar kendileri gibi (say?ca ve keyfiyetçe) akran olan birlikleri öldürmedikçe geri dönmezler" dedi. Muaviye de Amr (ra)'a -ki vallahi Hz. Muaviye bu iki adam?n hay?rl?s?d?r- ?u cevab? verdi: "Ey Amr, söyle bakal?m! ?unlar (bizimkiler) öbürlerini, öbürleri de ?unlar? öldürseler Müslümanlar?n i?lerini kim benim ad?ma yürütecek, kim kad?nlar?n?n, yetimlerinin bak?m?n? benim ad?ma üzerine alacak?" Sulh yapmak için, Kurey?'in Beni Abdi??ems boyundan iki ki?iyi yani Abdurrahman ?bnu Semüre ve Abdullah ?bnu Amir'i, Hz. Hasan (ra)'a gönderdi. Bunlara: "Haydi, ?u zata gidin, ona (sulh yapmak istedi?imizi) söyleyin. (Hilafet arzusundan vazgeçmesini) taleb edin, (buna mukabil ne isterlerse) verin!" dedi. Bunlar Hz. Hasan (ra)'?n yan?na gidip, huzuruna ç?kt?lar. (Hz. Muaviye'nin tenbihine uygun olarak) konu?tular. (Hilafeti Hz. Muaviye'ye b?rakmas? halinde ne isterse verece?ini) söylediler. Hz. Hasan (ra) onlara: "Bizler Abdulmuttalib'in o?ullar?y?z. Beytu'l-maldan bir hissemiz var. Bu ümmet (ihtiyaç kar??s?nda mal için) kan?n? israf etmeye ba?lad?. (Beytu'l-maldan bize ayr?lacak hisse nedir?)" dedi. Onlar: "Hz. Muaviye size ?unlar? teklif ediyor, hilafetten vazgeçmenizi taleb ediyor, mukabilinde ne istedi?inizi soruyor" dediler. Hz. Hasan (ra): "Sizin bu vaadlerinizi bize kim tekeffül edecek?" dedi. Elçiler: "Sana biz tekeffül ediyor, garanti veriyoruz!" dediler. Hz. Hasan her ne talebte bulundu ise hepsine: "Biz tekeffül ediyoruz!" diyerek teminat verdiler. Böylece Hz. Hasan, Hz. Muaviye (ra) ile sulh yapt?. Hasan Basri demi?tir ki: "Ben Ebu Bekir (ra)'i i?ittim ?öyle demi?ti: "Resulullah (sav)'? minberde gördüm, yan?nda Hz.Hasan ?bnu Ali vard?. Bazan halka yöneliyor, bazan Hasan'a yöneliyor ve: "?u o?lum, seyyiddir. Umulur ki, Allah bununla iki muazzam Müslüman orduyu sulha kavu?turacak" diyordu." | Kaynak: Buhari, Sulh 9, Menak?b 25, Fedailu'l Ashab 22, Fiten 20
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 1733 | | Ravi: Abdullah ?bnu Selam | | Tanım: Hz. Osman (ra) muhasara edildi?i zaman, namaz k?ld?rma i?ine Hz. Ebu Hüreyre (ra)'yi tayin etti. Bazan Hz. ?bnu Abbas k?ld?r?yordu. Sonra, Hz. Osman (isyanc?lara) elçi yollay?p,benden ne istiyorsunuz? diye sordu. Onlar: "Hilafetten ayr?lman? istiyoruz" dediler. O da: "Allah'?n bana giydirdi?i bir kaftan? ç?karmam" diyerek reddetti. "Onlar seni öldürecekler!" dediler. O: "Beni öldürdü?ünüz takdirde, ebediyyen birbirinizi sevmeyecek, dü?manla elbirlik sava?amayacaks?n?z. Göre göre ihtilafa dü?eceksiniz. Ey kavm, bana kar?? ç?kard???n?z ?u ihtilaf sak?n ola ba??n?za, sizden öncekilerin maruz kald??? belay? dolamas?n!" dedi. ?htilalcilerin tazyikleri art?nca, cuma gününe oruçlu olarak girdi. Gün biraz ilerleyince uyudu. Uyan?nca: "?u anda rüyamda Resulullah (sav)'? gördüm. Bana: "Ak?am yan?m?zda iftar?n? yapacaks?n" buyurdu" dedi. O gün öldürüldü. Sonra Hz. Ali (ra) hutbe okumak üzere kalkt?. Hamd-ü senadan sonra: "Ey insanlar, dedi, bana yakla??n, gözlerinizi, kulaklar?n?z? dört aç?n. ?ahsen ben ve sizler hepimizin fitnenin içine dü?memizden korkuyorum. Fitne s?ras?nda, hepimize gayret gerekecek." Devamla dedi ki: "Allah bu ümmeti iki edeble terbiye etti: Kitap ve Sünnet. Bunlar?n (tatbiki hususunda), sultan nezdinde gev?eklik olamaz. Öyle ise Allah'tan korkun, aran?zdaki meseleleri halledin." Hz. Ali (ra) bunlar? söyleyip minberden indi ve beytü'l-maldan arta kalan servete yönelerek Müslümanlar aras?nda taksim etti." [Rezin ilavesidir, kayna?? bulunamam??t?r.] | Kaynak: Rezin
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 1732 | | Ravi: Amr ?bn Meymun el-Evdi | | Tanım: Hz. Ömer hançerlendi?i sabah ben ayaktayd?m. O'nunla -yani Hz. Ömer'le- benim aramda sadece Abdullah ?bnu Abbas (ra) vard?, iki saf aras?ndan geçince, arada durup bakm??t?. Bir bo?luk gördü ve "Saflar? düz tütün" dedi. Saflarda herhangi bir bo?luk kalmay?nca öne geçip tekbir getirerek namaza ba?lad?, ilk rek'atte cemaat toplan?ncaya kadar, muhtemelen Yusuf veya Nahi suresini veya bunlara mümasil bir süre okudu. (Rüküye gitmek üzere) tekbir getirmi?ti ki, hançerlendi?i s?rada "Köpek beni öldürdü" veya "...yedi" diye bir ses i?ittim. el-Ilc (mel'unu), iki a??zl? bir b?çak elinde oldu?u halde (kap?ya do?ru) f?rlad?, sa??nda solunda kime rastlad? ise hançer saplad?. O gün cemaatten tam on üç ki?i yaralam??t?. Bunlardan dokuzu derhal öldü. Bir rivayete göre yedi ki?i ölmü?tür. Bu durumu gören Müslümanlardan biri, herifin üzerine bir bürnus att?. el-Ilc yakaland???n? zannederek b?ça?? kendisine saplay?p intihar etti. Hz. Ömer (ra), Abdurrahman ?bnu Avf (ra)'? tutup öne geçirdi. Ömer'in arkas?ndakiler de benim gördüklerimi gördüler. Mescidin yan taraf?ndakiler, olup biten ne idi anlayamam??lard?. Ancak onlar, "sübhanallah, sübhanallah" diyen Hz. Ömer'in sesini duyuyorlard?. Abdurrahman cemaate namaz? k?sa bir ?ekilde k?ld?r?p tamamlatt?. Cemaat namazdan ç?k?nca Hz. Ömer (rad?yallahu anh): "Ey ?bnu Abbas, bak beni kim öldürdü!" dedi. (?bnu Abbas) bir müddet dola??p döndü ve: "Mu?ire ?bnu ?u'be'nin kölesi" dedi. Hz. Ömer (ra): "Allah can?n? als?n. Ben ona iyilik emretmi?tim" dedi ve ilave etti: "ölümümü Müslümanlardan birinin eliyle yapmayan Allah'a hamdolsun. Sen ve baban, Medine'de el-Ilc'lar?n (?ranl? kölelerin) ço?almas?n? severdiniz." (Bu söz ?bnu Abbas (ra)'ya idi) çünkü en çok köle Abbas (ra)'da vard?, ?bnu Abbas (ra): "Dilerseniz yapay?m -yani isterseniz onlar?n hepsini öldürelim-" dedi. Hz. Ömer (ra): "Hay?r, sizin dilinizle konu?malar?ndan, k?blenize müteveccih namaz k?lmalar?ndan, haccmizla haccetmelerinden sonra hay?r!" dedi. Sonra evine ta??nd?. Onunla bizde gittik. Sanki insanlara o güne kadar hiç musibet gelmemi?ti. Birisi: "Korkar?m ölecek!" bir di?eri: "Bir ?eyi yok" diyordu. Nebiz (hurma ??ras?) getirildi, ondan biraz içti. Bu, karn?ndaki yaradan geri ç?kt?. Sonra süt getirildi, ondan da içti. O da yaras?ndan geri ç?kt?, iyice anla??lm??t?, Ömer (ra) ölecekti. Halk gelip kendisine senada bulunuyordu. Bir genç geldi: "Ey müzminlerin emiri, Allah'?n müjdesiyle sizi müjdeliyorum. Resulullah (sav)'la sohbetiniz var, bildi?iniz gibi ?slama geçmi? hizmetleriniz var. Sonra ba?a geçtiniz ve adaletli oldunuz ve sonunda ?ehadet!" dedi. Hz. Ömer (büyük bir tevazu ile): "Bütün bunlar?n (günahlar?m? kar??layabilmesini, Allah'?n huzurunda) ba?a ba? yeterli olmas?n? ne kadar isterim" diye cevaplad?. Genç geri dönünce, izar?n?n yere de?mekte oldu?unu gördü. "Onu bana ça??r?n" dedi (ve gelince): "Ey karde?imin o?lu, giysini kald?r, öyle yapman giysini daha temiz k?lar, Rabbine kar?? muttaki ol!" dedi. Sonra bana yönelerek: "Ey Abdullah, ara?t?r bakal?m üzerimde ne kadar borç var!" dedi. Hesaplad?lar, seksen alt? bin dirhem kadar borcu oldu?u anla??ld?. "Ömer ailesinin mal? yeterse, bunu onlar?n mal?ndan ödeyin. Yetmezse Beni Adiyy ?bnu Ka'b'?n mal?ndan iste. Onlann mal? da yetmezse Kurey?'in mal?ndan iste. Kurey?'ten ba?kas?na gitme. Bana bedel bu mal? öde. Mü'minlerin annesi Ai?e (ra)'ye git ve: "Ömer sana selam ediyor", de. Sak?n mü'minlerin emiri deme, bugün art?k ben mü'minlerin emiri de?ilim" De ki: "Ömer ?bnu'l-Hattab iki arkada??yla birlikte gömülmek için senden izin istiyor." Abdullah der ki: "?zin istedim, selam verip girdim. Hz. Ai?e (ra) a?l?yordu. "Ömer sana selam ediyor, iki arkada??n?n yan?nda gömülmek için izin istiyor" dedim. Hz. Ai?e: "Onu ben kendim için dü?ünüyordum. Fakat Ömer'i bugün kendime tercih ediyorum" cevab?n? verdi. Geri dönünce Ömer'e: "??te Abdullah ?bnu Ömer geldi!" denildi. Hz. Ömer (ra): "Ne haber getirdin?" dedi. "?stedi?iniz oldu, Hz, Ai?e izin verdi" denilince: "Elhamdülillah" dedi, "nazar?mda bundan daha mühim bir ?ey yoktu." Ruhum kabzedilince beni oraya götürün. (Oraya var?nca, Ai?e'ye tekrar) selam ver ve: "Ömer izin istiyor!" de. E?er izin verirse beni içeri al?n, e?er beni reddederse, beni Müslümanlar?n mezarl???na götürün." O s?rada mü'minlerin annesi Hafsa (ra) geldi. Kad?nlar onu örtüyorlard?. Onu görünce kalkt?k. Ömer'in yan?na girdi. Yan?nda bir müddet a?lad?. Erkekler de izin istediler. Onlar için, içerde bir yere girdi, içeriden a?lamas?n? i?itiyorduk. "Ey mü'minlerin emiri, dediler, vasiyet et, yerine birini tayin et!" "Ben, dedi bu i?e Resulullah (sav)'?n kendilerinden raz? olarak öldü?ü ?u alt? ki?iden daha lay?k birini bilmiyorum, -ve isimlerim sayd?: Ali, Osman, Zübeyr, Talha, Abdurrahman ?bnu Avf ve Sa'd (ra)." devamla dedi ki: "Size Abdullah ?bnu Ömer ?ehadet ediyor. Onun hilafet i?iyle hiçbir ilgisi yok, t?pk? kendisine gelen taziye heyeti gibi. Emirlik, ?ayet Sa'da isabet ederse, mesele yok. Aksi halde, kim emir olursa ondan istifade etsin. Bilesiniz, ben onu aczi veya h?yaneti sebebiyle azletmedim." Ömer ?unu da söyledi: "Benden sonra gelecek halifeye Ensar'?, Muhacirin'i, bedevileri ve ta?ra halk?n? vasiyet ediyorum." Ruhu kabzedilince, onu ç?kard?k. Yayan (Hz. Ai?e'ye kadar) geldik. Abdullah selam verip: "Ömer izin istiyor!" dedi. "Al?n içeri!" dedi ve derhal içeri al?nd?, iki arkada??yla birlikte oraya kondu. Defin i?inden bo?al?nca, hilafet hey'eti topland?. Abdurrahman ?bnu Avf (ra): "Seçimin asgari ihtilafla yürümesi için) aran?zdan üç ki?i seçin!" dedi. Zübeyr (ra): "Ben reyimi Ali (ra)'ye verdim" dedi. Talha (ra) da: "Ben reyimi Osman'a verdim" dedi, Sa'd (ra): "Reyimi ben de Abdurrahman ?bnu Avf'a verdim" dedi. Abdurrahman (ra) (Hz. Ali ve Hz. Osman'a yönelerek): "Hanginiz bu i?ten (halife adayl???ndan) çekilir, böylece, halifemizi belirleme i?ini ona b?rak?r?z. Allah ve Müslümanlar onun üzerinde murak?bt?r. O da kanaatince en iyi olan? ara?t?racakt?r" dedi. Ancak bu iki ?eyh (Hz. Ali ve Hz. Osman (ra) sükut ettiler. Bunun üzerine Abdurrahman onlara: "Seçme i?ini bana b?rak?r m?s?n?z? Allah en efdalinizi seçmem hususunda benim üzerimde murak?bd?r!" dedi. O ikisi de: "Evet!" dediler. ?kisinden birinin (Hz.Ali (ra)'nin elinden tuttu ve: "Senin Resulullah (sav)'a, yak?nl???n, ?slam'da da k?demin, (önceli?in) var, bunu biliyorsun. Allah da üzerinde murak?bt?r. Kasem ediyorum, seni seçecek olsam mutlaka adaletli olursun, Osman'? seçecek olsam kesinlikle onu dinleyip itaat edersin." Dedi. Sonra di?erine yönelerek, ona da buna benzer sözler söyledi. Her ikisinden de imsak (yani kesin söz) ald?ktan sonra: "Ey Osman kald?r elini!" dedi ve ona biat etti. Ali (ra)'de biat etti. Sonra (kap?lar aç?ld?) Medine halk? da gelip Hz. Osman'a biat etti. | Kaynak: Buhari, Fedailu'l-Ashab 8, Cenaiz 96, Cihad 174, Tefsir, Ha?r 5, Ahkam 43, 3
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 1731 | | Ravi: ?bnu Ömer | | Tanım: Hz. Hafsa (ra)'n?n yan?na girdim, saçlar?ndan su daml?yordu. Bana: "Babam, yerine halife tayin etmiyormu? biliyor musun?" dedi. Ben: "Tayin etmesi gerekir" dedim. "Etmiyor!" dedi. Abdullah der ki: "Bu hususta babamla konu?mak üzere yemin ettim, sustum ve sabahleyin eve gittim. Ama babamla konu?mad?m. Sanki elimde bir da? ta??yor gibi s?k?nt?l? idim. Nihayet dönüp babam?n huzuruna girdim. Bana halk?n durumundan sordu. Haber verdim. Sonra kendisine: "Halk?n bir?eyler söyledi?ini i?ittim. Onu size söylemeye azmettim. Sizin, yerinize halife tayin etmeyece?inizi zannediyorlar. Halbuki sizin bir deve çoban?n?z veya koyun çoban?n?z olsa, sonra sürüyü b?rakarak size gelse, siz mutlaka sürünün zayi olaca??n? bilirsiniz, insanlara nezaretin daha (ehemmiyetli ve) çetin oldu?u da malumunuzdur" dedim. Bu sözlerim ona muvaf?k geldi ve bir müddet ba??n? (yast??a) koydu. Sonra tekrar bana do?ru kald?rarak: "Allah dinini, muhafaza edecektir. Ben yerime halife b?rakmam?? olsam me?rudur, çünkü Resulullah (sav) da yerine kimseyi b?rakmam??t?r. ?ayet bir halife b?rakacak olsam o da me?rudur, çünkü Ebu Bekir b?rakm??t?r" dedi. ?bnu Ömer der ki: "Vallahi babam, Resulullah (sav) ile Hz. Ebu Bekir'i anmaktan ba?ka bir ?ey yapmad?. Anlad?m ki, Resulullah (sav)'a hiç kimseyi denk tutmayacak ve yerine de kimseyi halife b?rakmayacak" | Kaynak: Buhari, Ahkam 51; Müslim, ?maret 12, (1823); Tirmizi, Fiten 48, (2226); Ebu Davud, Haraç 8, (2939)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 1730 | | Ravi: Ma'dan ?bnu Ebi Talha | | Tanım: Hz. Ömer (ra), cuma günü hutbe verdi. Önce Resulullah (sav)'? hat?rlatt?, sonra Hz. Ebu Bekir (ra)'i and?. Sonra da ?unlar? söyledi: "Ben rüyamda bir horoz gördüm, bana üç gaga vurdu. Bunu, ecelim yakla?t? diye yordum. Baz? kimseler, yerime birini seçmemi söylüyorlar. Allah ne dini, ne hilafetini, ne de Resulü (sav) ile gönderdi?i ?eyi zayi edecek de?ildir. E?er ecelim çabucak gelirse hilafet, Resulullah (sav) ölürken kendilerinden raz? bulundu?u ?u alt? ki?inin mü?averesi ile belirlenecektir. Ben biliyorum ki, baz?lar? bu seçime dil uzatacaklard?r. Bunlar benim ?u elimle ?slama katt???m kimselerdir. E?er bunu yaparlarsa bilin ki, onlar ancak Allah'?n dü?manlar?d?r, kafirlerdir, sap?klard?r. Sonra sözüne ?öyle devam etti: "Ey Rabbim, seni Ensar'?n ümeras?na ?ahid k?l?yorum. (Bilin ki) ben onlar?, adaletli olsunlar ve halka dinlerini, Peygamberlerinin (sav) sünnetini ö?retsinler (zekat?) aralar?nda taksim etsinler, dini meselelerde mü?kilatla kar??la??nca bana bildirsinler diye ba?lar?na tayin ettim." Hz. Ömer (ra)'in bu hutbesinden bir cuma geçmi?ti ki hançerlendi. Yan?na girmek için önce Muhacirler'e, sonra Ensar'a, sonra Medineliler'e, sonra ?aml?lar'a, sonra Irakl?lar'a s?rayla izin verdi. Biz, huzura girenlerin sonuncusu idik. Siyah bir bürde ile yaras? sar?lm??, üzerinden kanlar ak?yor vaziyette gördük. "Bize vasiyette bulun!" dedik. Ona bizden ba?ka vasiyet talebinde bulunan olmad?. "Size dedi, Allah'?n Kitab?'n? vasiyet ediyorum. Zira ona uydu?unuz müddetçe asla sap?tmazs?n?z. Size Muhacirleri de vasiyet ediyorum. Zira insanlar ço?al?rken onlar azal?yor. Size Ensar'? da vasiyet ediyorum. Zira onlar, iman?n s???nd??? melcedir. Size bedevileri de vasiyet ediyorum. Zira onlar asl?n?z, dayana??n?zd?r." Bir rivayette ?öyle denmi?tir: "...Zira onlar karde?lerinizdir, dü?man?n?z?n dü?man?d?r. Size z?mmileri de vasiyet ediyorum, zira onlar Peygamberimiz (sav)'in zimmeti ve ailenizin r?zk?d?r. Beni terkedin art?k." (Bir rivayette ?öyle gelmi?tir: "Hz. Ömer (ra) hançerlendi?i zaman kendisine: "Birini yerinize seçseniz!" denilmi?ti. ?u cevab? verdi: "Yani i?inizi sa?ken de, ölmü?ken de ben mi s?rt?mda ta??yay?m? Mamafih, birisini seçecek olsam (bu caizdir, zira) benden daha hay?rl? olan Ebu Bekir seçmi?tir. Seçimi terkedecek olsam (bu da caizdir zira) benden daha hay?rl? olan Resulullah (sav) da seçimi terketti. Ben istedim ki, bundaki nasibim ba?a ba? olsun, ne lehime ne de aleyhime." Abdullah ?bnu Ömer (ra) dedi ki: "(Ömer'in bu sözü üzerine) anlad?m ki, yerine kimseyi tayin etmeyecektir." Oradakiler: "Allah hay?rl? mükafaatlar versin. Sen ?u ?u hizmetleri yapt?n" dediler. O da: "Uman ve korkan" diye cevap verdi.") | Kaynak: Buhari, Ahkam 51; Müslim, ?maret 12, (1823); Tirmizi, Fiten 48, (2226); Ebu Davud, Haraç 8, (2939)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 1729 | | Ravi: Ai?e | | Tanım: Hz. Ebu Bekir (ra), ölüm an? yakla??nca (muhtazar olunca), Hz. Ömer'i ça??rtt? ve: "Ey Ömer, ben Resulullah (sav)'?n ashab? üzerine seni halife seçiyorum. Mizan? a??r olan, hakka uymas? sebebiyle k?yamet günü mizan? a??r basacak ve a??rl?k kendine olacak kimsedir. Sadece hakk?n girdi?i mizan?n a??r olmas? da hak olmu?tur. Ey Ömer! Mizan? hafif olan da, bat?la uymas? sebebiyle, k?yamet günü sevab? az ve hafif olan ve bu hafiflikle teraziye girecek oland?r, içerisine sadece bat?l giren mizan?n hafif olmas? da hakt?r." Ayr?ca, askerlerin komutanlar?na da ?unu yazd?: "Ba??n?za Ömer'i seçtim. Kendim için de, Müslümanlar için de hayr? seçtim." Sonra Ebu Bekir (ra) vefat etti ve geceleyin defnedildi. Bilahere Hz.Ömer (ra), aya?a kalk?p hamd-ü sena ettikten sonra ?unlar? söyledi: "Ey insanlar, ben size, hiç bilmedi?iniz bir ?eyi kendimden uydurup ö?retecek de?ilim. Ben Ömer'im. Size emir olma hususunda h?rs?m yok. Ancak vefat eden Ebu Bekir (ra) bunu bana vasiyet etti. Bu i?i ona Allah'?n ilham etti?ine inan?yorum, imaml???m?, ona ehil olmayan kimseye b?rakmam. Fakat onu, Müslümanlara sayg? göstermeye gayret edenlere b?rak?r?m, i?te böyleleri, Müslümanlara emir olmaya ba?kalar?ndan daha çok lay?kt?r." [Muvatta'da bulunamam??t?r.] | Kaynak:
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 1728 | | Ravi: Kas?m ?bnu Muhammedi | | Tanım: Hz. Ai?e (ra) bir gün hastalanm??: "Vay ba??m, (ölüyorum)!" demi?ti. Hz. Peygamber (sav) (?aka olsun diye): "Ke?ke bu ben sa?ken olsa, sana isti?far eder, dua ediveririm!" dedi. Bunun üzerine Hz. Ai?e (ra) birden parlad?: "Vay ba??ma gelen. Vallahi görüyorum ki ölmemi istiyorsun. Ben ölece?im, sen de ak?ama zevcelerinden biriyle ba?ba?a kalacak?n ha!" dedi. Resulullah (sav) (sözü de?i?tirerek) dedi ki: "Bilakis ben ölüyorum, vay ba??m! Ebu Bekir'e ve o?luna birini gönderip (benden sonra hilafet hususunda "ben daha lay???m" iddia veya temennisinde bulunacaklara kar??) yerime geçece?i tesbit etmek istemi?tim. Sonradan (kendi kendime: "Böyle bir iddiay? Ebu Bekir d???nda kim yaparsa) Allah kabul etmez, mü'minler de reddederler" dedim (ve vasiyet yapmaktan vazgeçtim)." | Kaynak: Buhari, Ahkam 51, Merda 16; Müslim, Fedailu's-Sahabe 11, (2387)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 1727 | | Ravi: Ai?e | | Tanım: Hz. Fat?ma ve Hz. Abbas (ra), Hz. Ebu Bekir (ra)'e u?ray?p, Resulullah (sav)'tan kendilerine kalan miras? sordular. Hz. Ebu Bekir (ra) onlara: "Resulullah (sav)'?n: "Bize kimse varis olamaz, b?rakt?klar?m?z hep sadakad?r. Ancak Al-i Muhammed bu maldan (ihtiyac? kadar?n?) yer" dedi?ini i?ittim. Allah'a yemin olsun Resulullah (sav)'?n yapt???n? gördü?üm bir ?eyi terketmem, mutlaka onu yapar?m. Ben O'nun emrinden bir ?ey terkedecek olsam sap?tmaktan korkar?m!" dedi. Bunun üzerine Hz. Fat?ma, Hz. Ebu Bekir (ra)'e küstü ve alt? ay sonra ölünceye kadar onunla konu?mad?. Hz. Ali, onu geceleyin defnetti. Ölümünü Hz. Ebu Bekir (ra)'e haber vermedi. Hz. Ali, Fat?ma (ra) sa?ken halk nazar?nda ayr? bir makama, izzete sahipti. Hz. Fat?ma vefat edince, halk?n alakas? ondan kesildi. Bir adam Zühri (ra)'ye: Ali, (Hz. Ebu Bekir'e) alt? ay biat etmedi mi?" diye sordu. "Hay?r, vallahi hay?r, Beni Ha?im'den hiç kimse geri kalmad?. Ali (ra), insanlar?n nazarlar?n?n kendinden çevrildi?ini görünce Hz. Ebu Bekir (ra)'le musalahaya mecbur kald?. Ona haber salarak: "Yan?nda kimse olmadan, yaln?z olarak bize gel!" dedi. kendisine Hz. Ömer'in gelmesini istemiyordu, çünkü ondaki ?iddet ve hiddet halini biliyordu. Hz. Ömer (ra): "Onlara tek ba??a gitme!" dedi. Hz. Ebu Bekir (ra): ""Vallahi tek ba??ma gidece?im. Bana ne yapabilirler ki?" dedi ve Ebu Bekir (ra) onlara gitti. Hz. Ali (ra)'nin yan?na girdi. Beni Ha?im, yan?nda toplanm??lar idi. (Hz. Ebu Bekir'i görünce) kalkt?. Allah'a hamd-ü senada bulundu. Sonra ?unu söyledi: "Emma ba'd! Ey Ebu Bekir, bizim sana biat etmemize mani olan ?ey senin faziletini inkar?m?z de?ildir, sana kar?? bir rekabet dü?üncemiz de yok. Ancak, biz, bu "i?"te bizim de bir hakk?m?z oldu?una inan?yorduk. Bize kar?? müstebit davrand?n?z!" Sonra Resulullah (sav)'a olan yak?nl???n? zikretti. Ali bunlar? zikrettikçe Hz. Ebu Bekir (ra) a?lamaktan kendini alam?yordu. Hz. Ebu Bekir (ra) ?ehadet getirdi, Allah Teala'ya hamdetti, senada bulundu. Sonra ?unlar? söyledi: "Emma ba'd! Allah'a kasem olsun, ?uras? muhakkak ki, Resulullah (sav)'?n akrabalar? bana, kendi akrabalar?mdan daha yak?n, daha sevgili. Ve ben, yeminle söylüyorum, benimle sizin aran?zda olan bu mal meselesinde haktan ve hay?rdan hiç ayr?lm?? de?ilim. Zira, ben Resulullah (sav)'dan ?unu i?ittim: "Bize kimse varis olamaz, b?rakt???m?z sadakad?r. Al-i Muhammedi bu maldan yer." Vallahi ben, Resulullah (sav)'?n yapt???n? gördü?üm bir i?i terketmem, Allah'?n izniyle mutlaka yapar?m" dedi. Hz. Ali (ra): "Biat için ö?leden sonra bulu?al?m" dedi. Ebu Bekir (ra) ö?leyi k?l?nca, cemaate yönelip Hz. Ali (ra)'nin (biati geciktirmedeki) beyan etti?i özürleri halka anlatt?. Sonra da Hz. Ali (ra) kalk?p, Hz. Ebu Bekir (ra)'in hakk?n? tazim buyurdu, faziletlerini, ?slam'a sebkat eden hizmetlerini zikretti. Sonra Ebu Bekir (ra)'e yakla??p biat etti. Halk, Hz. Ali (ra)'nin etraf?n? sar?p:"isabet ettin, çok iyi bir davran??ta bulundun" diyerek takdir ettiler. Hz, Ali (ra) bu ma'ruf i?e döndü?ü zaman halk (tekrar) kendisine yak?nl?k (ve alaka) gösterdi." [Metin Müslim'dendir. Hadis Buhari'de muhtasard?r.] | Kaynak: Buhari, Fedailu'l-Ashab 12; Müslim, Cihad 53, (1759)
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 1726 | | Ravi: ?bnu Abbas | | Tanım: Ben, Muhacirler'den bir ço?undan Kur'an ö?reniyordum. Abdurrahman ?bnu Avf, onlardan biri idi. (Ben Mina'da onun menzilinde iken, o da, Hz. Ömer'in son defa yapm?? oldu?u haccda onun yan?nda idi. Abdurrahman yan?ma dönü?te:) "Bugün Hz. Ömer'in yan?na gelen bir adam? ke?ke sen de görseydin. Dedi ki: "Ey mü'minlerin emiri, bir adam görsen ki sana; "Ke?ke Ömer ölmü? olsa da falancaya (Bezzar?n rivayetinde Talha ?bnu Ubeydillah'a) biat etsem. Vallahi Hz. Ebu Bekir (ra)'in biati çabucak oldu bitti" dese ne dersin?" dedi. Hz. Ömer bu söze (daha önce hiç görmedi?im kadar) öfkelendi ve: "?n?aallah bu ak?am halka hitab edip, (ahd ve mü?averede olmaks?z?n) idareyi gasbetmek isteyen bu heriflere kar?? onlar? uyaraca??m" dedi. Abdurrahman ilaveten dedi ki: "(Bunun üzerine) Hz. Ömer'e: "Ey mü'minlerin emiri," dedim, "böyle bir ?ey yapma. Zira hacc mevsiminde insanlar?n cühela ve serseri tak?m? biraraya gelir. Konu?mak üzere halk?n içinde do?ruldu?un zaman bunlar ola ki, etraf?nda ekseriyeti te?kil ederler. Korkum ?u ki, siz kalkar bir?eyler söylersiniz, o cahillerin her biri bir ba?ka ?ey anlar, esas ifade etmek istedi?iniz maksad tamamen kaybolur. ?u halde acele etmeyin, Medine'ye var?n. Oras? daru'l-hicret ve sünnettir (hicretin yap?ld???, sünnetin ya?and??? mahaldir). Orada f?k?h ulemas? ve insanlar?n e?raf?yla ba?ba?a kal?r, diledi?inizi rahatça söylersiniz. Alimler sözlerinizi eksiksiz ö?renirler ve maksad?n?z ne ise onu anlarlar." (Bu sözüm üzerine) Hz. Ömer (ra): "Pekala, vallahi in?aallah Medine'ye vard???mda ilk f?rsatta bu toplant?y? aktedece?im!" dedi. ?bnu Abbas (ra) devamla dedi ki: "Zilhicce'nin sonlar?nda Medine'ye geldik. Cuma günü ö?le olur olmaz camiye gitmede acele ettim." Rezin ?u ilavede bulundu: "Ö?le s?ca??nda ç?kt?m." Sonra önceki hadisi anlatmaya (?bnu Abbas) devam etti ve dedi ki; "(Camiye gelince) Said ?bnu Zeyd ?bni Amr ?bni Nüfeyl (ra)'i minberin kö?esinde oturmu? buldum. Dizim dizine de?ecek ?ekilde yan?na oturdum. (Sa??ma soluma bakmaya) ba?lamadan Ömer ?bnu'l-Hattab (yerinden minbere do?ru) ç?kt?. Onun gelmekte oldu?unu görünce yan?mdaki Said ?bnu Zeyd ?bni Amr ?bni Küfeyle: "Bu ö?le, Ömer, halife oldu?u günden beri hiç yapmad??? bir konu?ma yapacak" dedim. Zeyd, söyledi?imi ho? kar??lamad? ve: "Daha önce konu?mad??? ?eyi konu?mas? ne mümkün!" deyip beni reddetti. Hz. Ömer (ra) minbere oturdu. Müezzin ezan?n? tamamlay?nca, do?ruldu. Cenab-? Hakk'a lay?k oldu?u hamd ve senada bulundu. Sonra ?unlar? söyledi: "Emma ba'd. Ben ?imdi sizlere, Cenab-? Hakk'?n söylememi takdir buyuraca?? bir konu?ma yapaca??m. Bilemiyorum, belki de ecelim yak?nd?r, (bu son hutbem olur). Kim bu sözlerimi anlar ve haf?zas?na alabilirse bine?inin götürdü?ü her yerde nakletsin. Kim de anlam?? olmaktan korkarsa, hiç kimseye hakk?mda yalan söylemesin! Helal etmiyorum. Allah celle ?anuhu, Muhammed (sav)'i hakla gönderdi, kendisine kitap indirdi. Allah'?n indirdikleri meyan?nda recm ayeti de vard?. Biz onu okuduk, anlad?k ve ezberledik. Resulullah (sav) recm cezas? verdi. O'ndan sonra da bizler verdik. ?ahsen aradan fazla zaman geçince, baz?lar?n?n ç?k?p: "Allah'?n kitab?nda biz recm ayeti bulam?yoruz" diyerek Allah'?n indirmi? oldu?u bir farz? terkedip sap?tmalar?ndan korkuyorum. Recm, Allah'?n kitab?nda muhsan, yani bali?, akil, sahih bir evlilikle evlenmi? ve gerdek yapm?? oldu?u halde zina eden kad?n ve erkeklere -isbatlay?c? beyyine veya hamilelik, veya itiraf oldu?u takdirde" uygulanmas? gereken bir hakt?r." Zina haddiyle ilgili babta zikri geçmi? olan ?bnu Abbas hadisi (1589 numaral? hadis) gibi zikrettikten sonra dedi ki: "...Ve dahi bana ula?t? ki, birileri ?öyle demi?: "Ömer ölünce, (herkesle isti?are, biat aramaks?z?n) falancaya biat edece?im." Sak?n ha! Hiç kimseyi, "Hz. Ebu Bekir'in seçimi de oldu bittiye geldi. (Biz de onun seçilme tarz?na uygun olarak birini seçebiliriz)" gibi sözler aldatmas?n. Haberiniz olsun, -evet onun seçimi çabuk olmu?tur bu do?ru- ancak, Allah (umumiyetle çabuk yap?lan i?lerde bilahere kar??la??lan) ?erlerden (bu ümmeti) korumu?tur. Sizden hiç kimseye, Hz. Ebu Bekir (ra)'e yap?ld??? ?ekilde (alaka gösterilerek) boyunlar koparcas?na nazarlar çevrilip ba? uzat?lmaz. Öyle ise, Müslümanlar?n isti?are ve te'yidi tahakkuk etmeksizin kim bir ba?kas?na biat ederse bilsin ki, ne biat edene, ne de edilene itibar edilmeyecektir. Böyle bir biat akdi, edeni de edileni de ölüme maruz b?rakacakt?r. (Hz, Ebu Bekir'e yap?lan biat böyle k?t dü?üncelilerin zannetti?i gibi de?ildir, iç yüzünü anlatay?m:) Resulullah (sav)'in ruhunu Cenab-? Hakk kabzetti?i vakit, haberimiz oldu ki, Ensar büyük bir grup halinde bizden ayr? olarak Beni Saide sakifinde toplanm??lar. Ali, Zübeyr ve bunlarla birlikte (Abbas gibi di?er) baz?lar? bizden ayr?larak (cenazeyle me?gul olmak üzere) geride kald?lar. Muhacirler de Hz. Ebu Bekir (ra)'in etraf?nda topland?lar. Hz. Ebu Bekir'e: "Ey Ebu Bekir, haydi ?u Ensari karde?lerimizin yanlar?na gidelim!" dedim. Onlara (bir an önce yeti?mek üzere) yürüdük. Yak?nlar?na var?nca, onlardan iki salih zatla kar??la?t?k, Kavmin (Sa'd ?bnu Ubade'yi halife seçme hususundaki) kararlar?n? zikrettiler, sonra da: "Ey Muhacirler cemaati nereye gidiyorsunuz?" diye sordular. Biz: "?u Ensari karde?lerimize gidiyoruz!" dedik. "Hay?r, onlara yakla?may?n, hükümlerim versinler" dediler. Ben: "Vallahi onlara gidece?iz" dedim ve yürüdük. Onlar? Beni Saide sakifinde bulduk. Ortalar?nda üzeri örtülü birisi vard?. "Bu da kim?" dedim. Sa'd ?bnu Ubade'dir!" dediler. Ben: "Nesi var?" diye sordum. "Titriyor!" dediler. Biraz oturmu?tu ki, hatipleri ?ehadet getirerek söze ba?lad?. Cenab-? Hakk'a lay?k oldu?u hamd ve senay? ifade ettikten sonra ?u konu?may? yapt?: "Emma ba'd! Biz Allah'?n ensar? ve ?slam'?n ordusuyuz. Siz ey Muhacirler, as?l kavminden kopup gelmi? (içimizde) az bir grupsunuz!" (Anlad?k ki) bunlar, aslen müstehak oldu?umuz fonksiyonumuzdan bizi koparmak, emirlikten uzak tutmak istiyorlard?. Hatip sözlerini tamamlay?nca konu?mak arzu ettim. Bu esnada, içimden söyleyecek güzel sözler haz?rlam??t?m, bunlar ho?uma da gitmi?ti. Bunlar? Ebu Bekir (ra)'in huzurunda söylemek istiyordum. Ben bazan onun hiddetini yat??t?r?yordum. Konu?mak istedi?im s?rada Ebu Bekir: "Acele etme!" dedi. Onu öfkelendirmek istemedim (ve konu?maktan vazgeçtim). Ebu Bekir (ra) konu?tu. O asl?nda benden daha çok hilme sahip , daha vakur idi. Allah'a yeminle söylüyorum, içimde haz?rlad???m bütün güzel sözleri eksiksiz ayn? güzellikte ve hatta daha da güzel bir biçimde bu konu?mas? esnas?nda söyledi. Demi?ti ki: "Hakk?n?zda söyledi?iniz hay?r (ve fazilet ne varsa) hepsine lay?ks?n?z. Ancak bu (emirlik) i?i, Kurey? kabilesine (me?ru) tan?n?r. Onlar, neseb yönüyle de, yurt yönüyle de Arab'?n ortas?nda yer al?r. Ben sizin için ?u iki ?ah?stan birini uygun buldum, bunlardan hangisini isterseniz ona biat edin!" Böyle deyip "benim ve Ebu Ubeyde ?bnu'l-Cerrah'?n- ellerimizden tuttu. Ebu Bekir, ikimizin aras?nda oturuyordu. Onun (ikimizi imaml??a teklif eden cümlesinden ba?ka) bütün söyledikleri ho?uma gitti. Vallahi, Ebu Bekir'in bulundu?u bir kavmin ba??na emir seçilmektense, ortaya ç?kar?l?p boynunum vurulmas?n? gerektirecek bir günah i?lemek bana daha sevgili gelirdi. Ancak, nefsimin bana ölüm an?nda ho? gösterdi?i ?eyi ?imdi bulam?yorum. Derken Ensar'?n (Hubab ?bnu'l-Münzir ad?ndaki) bir sözcüsü: "Beni (hasta hayvanlar?n ka??narak rahatlad?klar?) ka??nma çubukca??z?, yasland??? dikme ile ayakta duran hurma fidanc??? kabul edin (ve fikrimi dinleyin. Diyorum ki): "Sizden bir emir, bizden de bir emir olsun, ey Kurey? cemaati!" dedi. Bunun üzerine her kafadan bir söz ç?kmaya ba?lad?, gürültü ço?ald?. Öyle ki ihtilaf ç?kacak diye korktum. Hz. Ebu Bekir'e: "Ey Ebu Bekr, uzat elini!" dedim. Elini uzatt?, ben ona biat ettim. Muhacirler de biat ettiler. Sonra da Ensar biat etti. Sa'd ?bnu Ubade (ra)'nin üzerine at?ld?k. Derken onlardan biri: "Sa'd ?bnu Ubade'yi öldürdünüz!" demez mi? Ben de: "Sa'd ?bnu Ubade'yi Allah öldürsün!" dedim. Hz. Ömer (ra) der ki: "Vallahi biz, Hz. Peygamber (sav)'?n defni s?ras?nda, Hz. Ebu Bekir'in seçiminden daha ehemmiyetli bir ?ey dü?ünemedik. Biat gerçekle?meden halk? terketmemiz halinde, oradan ayr?l?nca, arkam?zdan kendilerinden birini halife seçiverecekler diye korktuk. Böyle bir durumda ya bize de raz? olmaya olmaya biat edecek veya muhalefet edecek ikisi de fesad olacakt?. Bilesiniz, Müslümanlarla isti?are etmeden kim bir ba?kas?na biat ederse, ne biat edene, ne de kendisine biat edilene itibar edilmez, ikisinin de öldürülmesinden korkulur. [Müslim'de hadis muhtasar olarak kaydedilmi?tir.] | Kaynak: Buhari, Muharibin 30, 31, ?'tisam 16, Mezalim 19, Menak?bu'l-Ensar 46, Megazi 11; Müslim, Hudud 15,
Gönder | Yazdır ] | |
| Hadis No : 1725 | | Ravi: Ai?e | | Tanım: Resulullah (sav) vefat etti?i zaman, babam Ebu Bekir (ra), (Mescid-i Nebi'den bir mil kadar uzakl?kta olan) Sunh nam mevkide idi -ki Aliye (denen Medine'nin yüksek k?sm?n? ki buras? Hazrec'e mensup Beni'l-Harise'nin menzillerinin bulundu?ru mevki)yi kasdetmektedir- Hz.Ömer (ra) kalk?p: "Vallahi Resulullah (sav) vefat etmedi. Allah mutlaka onu geri gönderecektir, o da (münaf?k) kimselerin ellerini ve ayaklar?n? kesecek..." diyordu. Derken Hz. Ebu Bekir (ra) geldi. Resulullah (sav)'?n yüzünü açt? ve öptü. "Annem babam sana feda olsun. Sa?l???nda ho?tun, ölümünde de ho?sun! Nefsimi kudret elinde tutan Zat-? Zülcelal'e yemin olsun, Allah sana ebediyyen iki ölüm tatt?rmayacak!" dedi. Sonra d??ar? ç?k?p: "(Hz. Ömer'i kasdeterek): "Ey (Peygamber ölmedi diye) yemin eden ki?i, a??r ol!" dedi. Hz. Ebu Bekir konu?maya ba?lay?nca Hz. Ömer (ra) oturdu. Hz. Ebu Bekir Allah'a hamd ü sena ettikten sonra: "Haberiniz olsun! Kim Muhammed'e tap?yor idiyse bilsin ki art?k Muhammed ölmü?tür. Kim de Allah'a tap?yor idiyse o da bilsin ki Allah hayyd?r, ölümsüzdür!" dedi ve ?u ayeti okudu: "Ey Muhammed, ?üphesiz sen de öleceksin, onlar da ölecekler" (Zümer 30). ?u Ayeti de okudu: "Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler geçmi?ti. Ölür veya öldürülürse geriye mi döneceksiniz? Geriye dönen, Allah'a hiçbir zarar vermez. Allah, ?ürkedenlerin mükafat?n? verecektir." (Al-i ?mran 144). Bu aç?klama üzerine halk bo?uk bo?uk a?lamaya ba?lad?. Ensar (ra), Beni Saide yurdunda, Sa'd ?bnu Ubade'nin etraf?nda topland?. (Muhacir de oraya geldi. Ensariler): "Bizden bir emir, sizden de bir emir!" dediler. Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer, Hz. Ebu Ubeyde (ra) de oraya geldiler. Hz. Ömer konu?maya ba?lad? ise de Hz. Ebu Bekir onu susturdu. Hz. Ömer (bilahere) ?öyle diyordu: "Vallahi, ben konu?may? ?u sebeple arzu etmi?tim: (Zihnimde) ho?uma giden sözler haz?rlam??, Ebu Bekir bunlara ula?amaz (onun hat?r?ndan bunlar geçmeyebilir) diye endi?e etmi?tim. Ama, yemin olsun, Ebu Bekir öyle bir konu?tu ki, vallahi içimde haz?rlam?? oldu?um güzel sözlerin hepsine isabet etti, (benim akl?ma gelmeyen daha da güzelini) beli? ?ekilde ifade etti. Onun sözleri aras?nda ?u da vard?: "(Ey Ensar) biz (Kurey?li)ler emirleriz, sizler de vezirlersiniz!" Bu söz üzerine Hubab ?bnu'l-Münzir aya?a kalkt? ve: "Hay?r vallahi bunu yapmay?z. Bizden bir emir, sizden de bir emir olacak!" dedi. Hz. Ebu Bekir (ra): "Hay?r! Olmaz bu. Bizler emirleriz, sizler de vezirlersiniz" dedi. Rezin ?unu ilave etti: "Hz. Ebu Bekir devamla ?unu söyledi: "Bu "i? (hilafet), ?u Kurey? cemaati için me?ru tan?nacakt?r. Onlar, yer itibar?yla Araplar?n ortas?ndad?r, ?erefçe de (eskiden beri) en gözdeleridir. Öyleyse, Ömer'e veya Ebu Ubeydeye biat edin!" Hz. Ömer at?larak: "Bilakis, biz sana biat ediyoruz. Sen bizim efendimizsin, en hay?rl?m?zs?n, üstelik Resulullah (sav)'a da en sevgili olan?m?zs?n!" dedi ve Hz. Ebu Bekir (ra)'in elinden tutup ona biat etti. Hz. Ömer (ra)'i müteakip halk da ona biat etti. Bunun üzerine biri: "Sa'd ?bnu Ubade'yi katlettiniz!" diye ba??rd?. Hz. Ömer (ra) öfkeyle: "Allah onu katletsin!" dedi. Hz. Ai?e (ra) devamla der ki: "Bu her iki konu?mada geçen sözleri de Allah faideli k?ld?. Nitekim Hz. Ömer'in konu?mas? halk? korkuttu. Aralar?nda nifak vard?, onun konu?mas?yla Cenab-? Hakk nifak? bertaraf etti. Hz. Ebu Bekir (ra) de halk?n nazar?n? Allah'a çevirip, üzerinde olduklar? hakk? (islam'?) ö?retti. Oradan ?u ayeti okuyarak ayr?ld?lar. (Mealen): "Muhammed ancak bir peygamberdir. Ondan önce de peygamberler geçmi?ti. Ölür veya öldürülürse geriye mi döneceksiniz? Geriye dönen, Allah'a hiçbir zarar vermez. Allah ?ükredenlerin mükafaat?n? verecektir" (Al-i ?mran 144). [(?bnu Deybe diyor ki:) "Derim ki: "Rezin ?unu ilave etti" sözü, et-Tecrid'de ve Tecrid'in asl?nda mevcuttur. Bu ziyade ayn?s?yla Sahih-i Buhari'de mevcuttur. Allahu a'lem."] | Kaynak: Buhari, Fedailu'l-Ashab 5, Cenaiz 3, Megazi 83; Nesai, Cenaiz 11, (4, 11)
Gönder | Yazdır ] | |
Sayfa Seçin:
1 2  |